Dayımın Kızının Tüm Deliklerini Siktim

Merhaba ben Bulut. 32 yaşında, 1.77 boyunda sarışın ve seksi çok seven, evli bir erkeğim. İstanbul Pendik’te oturuyorum. Mesleğim ev, otel ve yat mobilyası üzerine. Dedim ya, seksi çok severim ve olmadık fantaziler peşinde koşarım. Ve şimdiye kadar istediklerimin çoğu gerçekleşti. Bunlardan biride şimdi size anlatacağım olay. Dayımın 18 yaşındaki kızı Gülşenle aramda gerçekleşti. Dayımın kızı Gülşen köyden annemlere misafirliğe gelmişti. 1-2 ay kalıp gidecekti. Köyden gelmeden 6 ay öncede onu köyden biriyle sözlendirmişlerdi. Her neyse Gülşen geldi ve annemlerde kalmaya başladı. Bu arada Gülşenin mükemmel bir fiziği var. İri göğüsleri, dolgun kalçaları ve sütun gibi bacakları beni hep cezbetmiştir. Hatta daha önceleri köye gittiğimde 1-2 kez yanaşmaya çalıştım fakat pek oralı olmadı, bende hiç üstelememiştim. Bizim biraderle ortak bir atölyemiz var. Burada mutfağa yönelik hediyelik eşyalar falan da yapıyoruz. Atölyede bay bayan karışık çalışıyor. 10-15 gün geçtikten sonra bizim Gülşenin canı sıkılmaya başlamıştı. Bizimkilerde istersen atölyede takılabileceğini, hemde maaş bile alabileceğini söylediler. Bu fikir Gülşen’in hoşuna gitti ve bizimle beraber çalışmaya başladı.

Ben ara sıra Gülşene bizim eve de misafirliğe gelmesini sölüyordum, işte yengen gelsin diyor falan gibilerinden. O da “Olur, bi akşamda size gelirim.” deyip geçiştiriyordu. Yine böyle bir gündü ve o akşam benim hanım annnesigillerde kalacaktı. Hatta benide çağırdı, bende “Karıcım ben yorgun olurum, sen git, yarın seni baban getirir.” dedim. Hanımda “Tamam.” dedi. Benim aklıma hemen şeytanlık düşmüştü, akşam paydosa yakın falandı, Gülşen’e “Bu akşam bize geliyorsun, valla ayıp oluyor ha! İstanbula geldin, bizde kalmadan mı gidicen? Hem yengen de çok sevinir!” diye takıldım. O da “Tamam Bulut abi, bu akşam size geleyim bari.” dedi. Ben öyle sevinmiştim ki, tabii bunu Gülşene belli etmedim.

Paydos saati geldi ve herkes üstünü değişti ve çıktı. Gülşene “Hadi gidelim.” dedim ve bizde çıktık. Yoldan minibüse bindik. Bizim ev 10 dakika falan zaten. Minibüste giderken, ne yapsam nasıl etsemde bu akşam gülşeni siksem hesaplarının peşindeyim. Neyse eve geldik. Ben bahaneden zile bastım. Tabi kimse açmayınca kendi anahtarımla içeri girdik. Bu arada Gülşen benim hanımın evde olacağını tahmin ediyordu, “Yengem nerde? Evde yok mu?” diye sordu. Bende şaşırmış gibi yaptım, “Alışverişe falan mı gitti acaba?” dedim ve cep telefonumu çıkardım. Yalandan hanımı arıyormuş gibi yapıp, kendi kendime biraz konuştuktan sonra kapattım, “Ya yengen annesigillerde imiş, siz oturun ben gelirim dedi.” dedim.

Gülşene “Hadi sen duş al, atölyde üstün başın batmış.” dedim. Gülşen önce yok falan dedi, fakat ben üsteledim: “Ya olurmu öyle şey, duşunu alda bişeyler yiyelim hadi!” dedim. O da ısrarıma dayanamadı “Tamam.” dedi. “Ben sana yengenin giyeceklerinden vereyim.” dedim ve yatak odasından bizim hanımın ipek sabahlığı ile atlet külot verdim. Ve Gülşen banyoya girdi. Bu harika bir fırsattı. Aradan 2-3 dakika geçince, tabi ben hemen banyonun kapısına gittim, anahtar deliğinden dikizlemeye başladım. Offff be!!! Gülşen tam karşımda çırıl çıplak soyunmuştu. Harika bir amcığı vardı, göğüsler desen o biçim, tam bir afetti bizim dayı kızı Gülşen. Anahtar deliğinden onu seyrederken, bir yandanda yarrağımla oynuyordum. Tabi benim yarrak kemik gibi olmuştu. Bu arada Gülşende banyoda her yerini sanki okşayarak yıkıyordu. Amını tahminen 1-2 gün önce tıraş etmişti, amı kaymak gibi, lokum gibiydi, valla.

Derken dayı kızı banyodan çıktı. Üstünde benim verdiğim sabahlık vardı. Bana “Bulut abi, bu biraz acayip oldu, doğru dürüst giyecek birşeyler yokmuydu?” dedi. Bende “Sadece bunları bulabildim, aslında yakıştı sana. Sen geç içeri otur, bende bir duş alıp geleyim.” dedim. Gülşen oturma odasına geçti. Bende duşumu alıp içeri geldim, “Of çok yorulmuşum ya!” diyerek yanına oturdum. “Omuzlarım kopuyor sanki, omuzlarıma 2 dakika masaj yaparmısın zahmet olmazsa?” dedim. Gülşen de “Olur yapıyım Bulut abi.” dedi. Sırtımı döndüm masaj yapmaya başladı. Elleriyle omuzlarımı narin narin ovalıyordu. Bende “Böyle rahat değil.” deyip yere Gülşenin tam bacaklarının arasına oturdum. Gülşen devam etti. Gülşene biraz daha sert yapmasını söyledim. O da “Valla fazla anlamam, becerebildiğim bukadar.” dedi. “Dur ben sana göstereyim.” dedim ve birşey söylemesine fırsat vermeden hemen onun omuzlarını ovalamaya başladım.

Hemde ne ovalamak! Yavaş yavaş kollarına doğru, omuzlarına,  sırtına doğru gezdiriyordum ellerimi. Gülşen sanki gevşemişti. Bir ara sordum “Nasıl hoşuna giidiyor mu?” diye. “Evet, güzel yapıyorsun Bulut abi.” dedi. Sonra “Gülşenciim, sen şöyle koltuğa doğru uzan, bak masaj nasıl olurmuş sana iyice göstereyim.” dedim. Gülşen “Gerek yok Bulut abi, böyle iyi.” dedi. Ben fırsatı kaçırmak istemedim, “Hadi canım uzanıver, nolcak? Böyle bi masajcı bulmuşsun daha ne istiyorsun?” dedim ve Gülşeni koltuğun üstüne sırtüstü yatırdım. Ta ayak parmaklarından başladım masaja. Gülşen gözlerini kapamış, kendini salmıştı. Yavaş yavaş yukarıya doğru masaj yaparak geliyordum. Bacaklarını ovalarken üzerindeki sabahlığıda iyice sağa sola sıyırdım. Külodu görünüyordu. Benim yarrak dimdik olmuştu. Masaja devam ederek tam çatala yaklaştım. Bacaklarını hafif açmasını söyledim.

Gülşen hiç itiraz etmeden bacaklarını araladı. Sanki al bu lokum gibi amcık senin der gibiydi, onu istediğin gibi okşa, ye bitir, sik der gibiydi. Ben masaj bahanesiyle ellerimi ufaktan ufaktan amcığına dokundurup çekiyordum ve Gülşenden çıt çıkmıyordu. Bundan cesaret alarak iyiden iyiye amcığını ellemeye okşamaya başladım. Gülşen kendini iyice bırakmışmıştı. Fakat ikimizdende bir kelime çıkmıyordu. Ben artık bu iş tamam dedim kendi kendime ve sabahlığı üzerinden çıkardım. Off be! Ne harika birşeydi öyle, Gülşen önümde sere serpe yatıyordu ve heryeri meydandaydı. Sonunda bütün hayallerim gerçek oluyordu. Artık amcığını iyice avuçlamaya başlayınca, Gülşen ufaktan ufaktan inliyordu. Amını okşayarak elimi külodunun içine soktum. Aman tanrım! Yanıyordu amcığı. Daha fazla sabredemedim, külodunu aşağıya doğru sıyırıp çıkardım.

O ne muhteşem bir amcıktı öyle, lokum gibi! Hemen amcığını yalamaya başladım. Amcık dudaklarını, içini, dışını, her yerini yalıyordum. Yavaşça yukarıya doğru çıktım ve atletini de çıkarıp, göğüslerini yalamaya başladım. Boynunu, dudaklarını, göğüslerini, amını… Her yerini yalıyordum. Bu arada kendimde soyundum. Benim yarrak taş gibi olmuştu, parçalayacak delik arıyordu. Yarrağımı yavaşca Gülşenin amcığına sürtmeye başladım. Yarrağımın kafasını ıslatıp amının deliğine dayadım, ufak ufak sokmaya başladım. Biraz abanmaya başlayınca, Gülşen sessizliği bozdu ve “Bulut abi lütfen yavaş ol, şeyin çok kalın, acıtma.” dedi. O anda aklıma Gülşenin daha bakire olabileceği geldi, hemen durdum, yarrağımı çekip, “Gülşencim, daha önce yapmışmıydın?” diye sordum. O da “Bir kere yapmıştım, köyde sözlümle.” dedi. Bakire olmadığına çok sevinmiştim, “Tamam tatlım, merak etme, acıtmam!” dedim.

Sonra yarrağımı tekrar amına yerleştirip, itinalı bir şekilde sokmaya başladım. Amının içerisi alev alev yanıyordu. Bu kız bu ateşle nasıl duruyordu inanamıyorum doğrusu. Nihayet sikimi sonuna kadar kökledim ve artık git gel yapmaya başladım. Ohhh be! Sonunda dayımın kızı Gülşeni altıma almış, kütür kütür sikiyordum. Kalçalarından kavradım, kendime doğru çektim, bacaklarını omzuma aldım ve şakır şakır sikmeye başladım. Gülşen dillenmişti birden, o Ahhh’lamaları, Ohhhh’lamaları duymalıydınız. Gülşen ellerini belimden kenetlemiş, beni sımsıkı kendine çekiyor, “Bulut abi harikasın, devam et, durma!” diyor başka birşey demiyor. Ben de alev gibi amına bastıkça basıyordum ve “Sen iste birtanem, seni sike sike mahvedicem!” diyerek amının içinde makina gibi gidip geliyordum. Az sonra Gülşen altımda inleyerek orgazm oldu.

Fakat ben boşalmamıştım daha. Sikimi amından çıkarıp, arkasını dönmesini söyledim. Birden irkildi ve “Ne yapacaksın Bulut abi?” dedi. “Birşey yapmayacam hayatım, sen dön arkanı!” dedim. Fakat Gülşen götünü sikmeye niyetlendiğimi anlamıştı, “Bulut abi, yengem gelebilir her an, hadi toparlanalım artık.” dedi. “Yengeni merak etme, annesigillerde kalacak bu gece!” deyip arkasını döndürmeye çabalıyordum. “Bulut abi, arkadan yaptırmadım daha, çok acıyormuş ordan!” dedi. Ne olursa olsun, kararlıydım, Gülşenin karpuzunu da yaracaktım. “Bana güven aşkım, herşeyi bana bırak, acıtmayacam!” dedim ve çevirip domalttım. Arkadan sikimi amına ve göt deliğine sürtmeye başladım. Sonra iyice tükrükleyip göt deliğine abanmaya başladım. Ben abandıkça o götünü benden kaçırmaya çalışıyordu.

Yarrağımın başını birdaha ıslattım ve daha sert abanmaya başladım. Yarrağımın birazı girmeye başladı, fakat bu arada Gülşen acıdan nerdeyse ağlayacaktı. Son bir hamleyle Gülşenin daracık götüne yarrağımı haşırt diye birden geçiriverdim. Tabi aynı anda Gülşen çığlığı bastı. Valla ölsede gebersede, dururmuyum artık? Götünü şakır şakır sikmeye devam ettim. Ta ki dizlerimin dermanı kesilene kadar siktim götünü ve içine boşaldım. O gece, sabaha kadar Gülşeni her pozisyonda siktim. Amından götünden, neresi denk geldiyse siktim. Mükemmel bir geceydi, öyle ki, ikimizde zevkten öleceğiz zannettik.

Gülşen köye dönene kadar her fırsatta sikiştik. Akşam oldumu atölyede en son biz kalıyorduk ve en az bir posta sikşip öyle çıkıyorduk. Gülşen köye döndükten 3 ay sonra da sözlüsüyle evlendi. Aradan 2 yıl geçmesine rağmen, hala 10-15 günde bir bana telefon açar, beni özlediğini ve kocasının kendisini doğru düzgün sikemediğini söyler. Önümüzdeki ay köye gitmeye niyetliyim. Gülşeni bu sefer ıssız dağlara pikniğe götürüp, orda bağırta bağırta sikecem…

Hoşça kalın! (Şu anda bunları size anlatırken bile boşaldım.)

Önce Beraber Karısını Siktik Sonra Adam Beni Sikti

Öncelikle Merhaba. Adımı Arda olarak yazmak durumundayım. Yaşım 30 ve oldukça atletik bir fiziğe sahibim. Yaşamış olduğum olay geçen yılbaşında başımdan gecti. Daha önce çalışmış olduğum bir şirkette Eda diye bir sekreterimiz vardı. Güzel ve sexy ölçüleri olan, hoş bir kızdı. Kendisi evlendikten sonra görüşmelerimiz sadece telefonda devam ediyordu. Yılbaşından bir gün önce Eda beni aradı, “Naber? Ne var, ne yok?” gibi klasik muhabbetlerimizi etmeye başladık. Eda bana “Yılbaşında ne yapacaksın?” diye sorunca, bende bir proğramım olmadığını söyledim. O da kendisinin kocası (Kenan) ile konuşarak, benimde içinde bulunacağım bir proğram yapacağını söyledi ve telefonları kapattık. Akşam saat 17:00 civarlarında Eda beni arayarak “Ardacım, Kenanla konuştum bu akşam için, yılbaşını beraber kutlayacağız. Neredesin?” dedi. Edanın kocasını daha önceleri (nişanlılık dönemlerinde Edayı almaya geldiği zamanlarda görmüştüm, 35 yaşlarında düzgün bir adama benziyordu). Yerimi tarif ederek beni alacakları saatte buluşma noktasına gittim.Fazla beklemeden geldiler. Uzun zamandır görüşmemenin vermiş olduğu özlemle Edaya çok sıkı sarıldım herhalde ki, kocasının bakışlarına mahrum kaldım. Taksim civarlarında bir Gece Clubünde güzel bir proğram yapmışlar, yılbaşını orda kutlayacakmışız. Saat 23:30 civarlarında onların bahsettiği Gece Clubüne girdik. Derken eğlence başladı, alkoller alınıyor, kutlamalar yapılıyor.

Saat tam 24:00 olduğunda, ortamda bulunan çiftlerin birbirine sarıldıklarını ve deliler gibi öpüştüklerini fark ettim. Kafamı Edalara çevirdiğimde, Eda kocasına sarılmış ve çok dikkatli bir şekilde bana bakıyordu. Ortamda yanlızlığın vermiş olduğu eziklikle bende Edaya baktım. Eğlenmemize devam ettik. Saat gece 03:00 civarlarında sıkıldığımı anlayan Eda, “İstersen çıkalım bize gidelim, içmeye evde devam ederiz.” dedi. Clübden ayrıldık. Kenan alkolü fazla aldığı için arabanın anahtarını bana verdi ve kendisi sağ ön koltuğa geçti. Arabayı benim kullanmamı istedi. Eda arkamdaki koltuğa geçti. Taksim kalabalığından çıkmamız baya bir zaman almıştı. Ben adres tarifini Edadan alarak evlerinin yolunu tuttum. Eda bu arada almış olduğu alkolün rahatlığıyla bana kız arkadaşımın olup olmadığını falan soruyordu. Biryandan Edanın sorularını cevaplandırırken, bir yandan da aynadan Edayı keser olmuştum. Eda da gözlerini benden hiç ayırmıyordu.

Evlerine geldik. Ben Kenanın koluna girerek asansöre kadar yardımcı oldum ve daireye çıktık. Salona geçtik oturduk. Eda “Bana iki dakika müsade edin, hemen geliyorum.” dedi ve odasına gitti. Bizde Kenanla muhabbet etmeye çalışıyorduk, ama ne olduysa Kenan kendine gelmeye başladı. Eda üzerini değiştirmiş, göbek üstü beyaz bir badi ve altında diz kapaklarına kadar gelen ince bir etek giymiş, elinde bir şişe viski ile yanımıza geldi. O anda Edanın sütyen ve külot giymediğini farkettim. Meme uçları dikleşmiş, etekten de amının yarığı belli oluyordu. İster istemez sikim kalktı ve pantolonumdan bariz bir şekilde belli olmaya başladı. İçimden, ne yapsamda Edayı bu gece siksem diyordum, ama Kenan olayı anlayacak diye korkuyordum da. Meğer benim Kenandan korkmam boşunaymış…

Viskilerimizi yudumlarken, Eda bana bir şey söyleyeceğini, ama bunun bir sır olarak kalacağını, ve bana bir sürprizleri olduğunu söyledi. Kocası Kenan ile olan seks ilişkilerinin gayet iyi olduğunu, ama değişiklik olsun diye bir çılgınlık yapmak istediklerini anlattı. Bunu yapmayı uzun zaman önce kafalarına koyduklarını, fakat kime güveneceklerini bilmedikleri için hep ertelediklerini söyledi. Son zamanlarda acaba Arda ile olur mu falan demişler ve bu planı benim üzerime kurmuşlar. Ben bunları dinlerken aynı zamanda olayın şokunu yaşıyordum. Az önce hem çok isterik bir şekilde Edayı sikmek istiyordum, oysa şimdi ‘Neden olmasın?’ bile diyemedim. Şokun etkisiyle sadece kafamı sallayabildim. Eda bunun üzerine kocasının yanından kalkarak benim yanıma geldi. “Ne oldu? Kabul etmiyormusun yoksa?” derken, bir yandan da kırmızı ojeli parmakları çoktan pantolonumun üzerinden sikimi okşamaya başlamıştı bile.

Ben konuya çok çekingen kaldım, halbuki baştan beri bende edayı arzuluyordum. Olay benim kontrolümden çıkmış onların kontrolüne geçmişti. Eda bir hışımla birden dudaklarıma saldırdı. Kocası bizi izlerken, ikili koltuğun üzerinde biz eda ile işi baya ilerletmiş çırılçıplak kalmıştık. Kocası bizim koltukta yer olmadığı için yerinden kalktı ve “Bu çok anlamsız ve bencilce bir sevişme oluyor, yatak odasına geçelim bende katılayım!” dedi. Her ne kadar oradan kalkmakta zorlansakta kalktık. Edayı kucağıma aldım ve yatakodasına geçtik. Ben Edayı yatak üzerine yatırdım. Edanın o kılsız, kaymak gibi amını yalarken, Kenan da sikini çıkartıp Edanın ağzına verdi. Eda Kenanın sikini öylesine hoyratça yalıyordu ki, inanın bir an önce Kenanın yerini almak istedim. Nihayet öyle de oldu, Kenan sikini karısının ağzından çekti ve benim zaten yalayarak sırılsıklam ettiğim amcığına hiç bir müdahale etmeden, (14 bilemediniz 15 santimlik) sikini direkt yerleştirdi. Bende Edanın boş kalan ağzına verdim.

Eda benim sikimi her ne kadar almakta zorlansada, ağzına alıyor, ara sıra taşşaklarımı o kadar şehvetle yalıyordu ki, neredeyse o dakika boşalacaktım. Fakat boşalmamam lazımdı, gece bizim için daha yeni başlamıştı. Her ne kadar boşalmak istemesemde sonunda dayanamayıp Edanın ağzına boşaldım. Ben çok fazla spermi olan biriyim. Eda benim spermlerimi yutacak diye beklerken, o kafasını sağa sola çekmeye başladı. Bende ağzındaki spermleri çıkartmaması için, kafasını daha çok sikime bastırıyordum, dudaklarının kenarlarından spermlerim taşıyordu. Boşalmam bitince sikimi ağzından çektim. Kenanda az sonra Edanın amından anda çıktı ve koşarak Edanın suratına gelerek, bütün spermlerini Edanın yüzüne boşalttı. Kenanın sikinden son damlalar çıkarken bana döndü ve, “Arda ben tam 6 senedir karımın ağzına boşalmaya çalışıyorum, 6 senede bir sefer belli etmeden boşaldım, benimle 1 hafta konuşmadı. Sen 1 günde bunu başardın ya, helal olsun!” dedi.

Birer duble viski daha içtikten sonra, bu sefer ben az önce Kenanın siktiği Edanın amını yalamaya başladım. Biraz yaladıktan sonra, tekrar kalkmakta olan sikimi daha tam anlamı ile kalkmadan Edanın amına yerleştirdim ve içinde git gellere başladım. Sikim amın içinde iyice sertleşmişti. Eda bana, “Ben üste çıkayım, sen alta geç!” dedi. Denileni yaparak yatağıa sırtüstü uzandım. Edayı üstüme oturttum ve alttan yukarı git gellere başladım. Bu arada Kenan Edayı, göğüsleri benim vücuduma değene kadar üzerime yatırdı. Ben alttan karısının amına sokup çıkarırken, Kenan da arkasına geçti ve Edanın göt deliğini yalamaya başladı. Sikim Edanın amından kayarak çıkınca Kenanın çenesine değdi ve Kenanın bana bakmasına sebep oldu. Kısa biran gözgöze geldikten sonra, Kenan sikimi tutarak kendi elleriyle karısının amına soktu ve karısının göt deliğini yalamaya devam etti.

Az sonra Kenan ayağa kalkarak, sikini Edanın göt deliğine dayadı. Eda hiç tepki vermiyordu, demekki Kenan daha öncede Edayı götünden sikmişti. Kenan hiç zorlanmadan sikinin kafasını soktuktan sonra devamı için git gellere başlamıştı. Bu arada ben alttan amını sikmeye devam ediyordum. Edayı bu şekilde nekadar süre siktik hatırlamıyorum, ama bir süre sonra Kenan sikini Edanın götünden çıkartarak, yukarıdan aşşağı doğru Edanın sırtına ve saçlarına boşalmaya başladı. Edanın saçlarından süzülen birkaç damla sperm de benim saçıma ve yüzüme geldi. Eda doğrularak hızlanmıştı. Edaya gelmek üzere olduğumu belirttim ve O da “Bende geliyorum…” diyerek, birlikte sarsılarak boşaldık. Kafamı kaldırdığımda Kenan yoktu, duş almaya gitmiş. Kenan duştan geldikten sonra ben duşa gittim ve benimle beraber Eda da geldi. Banyoda birbirimizi yıkadıktan sonra tekrar yatak odasına geldik.

Kenan yatağın ortasına yüzüstü uzanmıştı. Yatağın kenarına geldiğimizde Eda dudaklarıma yapıştı ve fısıldayarak bana kocasının göt deliğini yalamamı söyledi. Bende, “Nasıl olacak? Senin kocan gay değilki?” diye fısıldadım. Eda, “Sen dediğimi yap bak!” dedi. Kenanın bacak arasında yerimi aldım. Bu pozisyonda ben her ne kadar Kenanın göt deliğine tam anlamı ile ulaşamasamda yalamaya başladım. Eda da kafasını benim dizlerimin arasından sokmuş, benim sikimi taşşaklarımı, oradan yukarı doğru göt deliğimi yalıyordu. Kenan bir anda dönünce, siki direk ağzımın hizasına geldi. O anda ne yapacağımı bilemedim ve gözümün önünde duran Kenanın kazık gibi sikini yalamaya başladım. Eda beni o kadar şevk ve arzu ile yalıyordu ki, bende Kenanın sikini öyle yalamaya devam ettim.

Kenan ani bir hareketle altımdan kalkarak arkama geçti ve Edanın yalayarak hazırladığı göt deliğime parmaklarını sokmaya başladı. Zaten domalmış bir pozisyondayım. Parmaklarıyla alıştırdığı göt deliğime sonra sikinin kafasını dayadı. Aslında sikilmeyi hiç istemiyordum, fakat Kenanın sikini götüme yerleştirmesine de nedense engel olmuyordum. Kenan Edanın götünü sikmekten dolayı tecrübeli olduğu için, çok fazla canımı yakmadan, ufak hareketlerle, sikinin tamamını götüme sokmayı başardı. Birkaç dakika git gelden sonra titreyerek götüme boşaldı. Sikini götümden çıkardıktan sonra, üzerimden indi ve yorulmuş birşekilde yatağa uzandı. Daha sonra karısı Eda da yatağa geldi ve olayın vermiş olduğu yorgunlukla üçümüz birbirimize sarılarak uyuduk.

Sabah kalktığımızda Eda kahvaltıyı hazırlamıştı. Kahvaltıda, geceden konuşmaya başladık. Meğer akşam benim yaşadıklarım hep planlıymış. Kenanın beni sikmesi onlar için bir güven olayı imiş, yani kimseye anlatmamam içinmiş ve sadece bir seferliğine mahsusmuş. O günden sonra her haftasonu üçlü sevişmelerimizi tekrarlıyoruz. Daha sonraki buluşmalarımızda hep ben Kenanı siktim ve sonra da birlikte karısını siktik. İkisinede bana bu zevkli anları yaşattığı için teşekkür ediyorum. Sevgilerle…

Yengemin Yarrak Görmemiş Götünü Sikiyorum

Merhaba arkadaşlar. Ben İstanbuldan Erdem. Birgün dayımları ziyarete gittim. Kapıyı çaldım ama açan olmadı. İkinci kez çaldığımda kapı açıldı. Açan ise dayımın küçük oğluydu. “Evde kimse yok mu?” dedim. Yiğenim kem küm etti, ne yapsın çocuk daha 4 yaşında. Anladığım kadarıyla annesinin banyo yaptığını, babasının da evde olmadığını söylemeye çalışıyordu. İçeri geçip oturdum. 5-10 dakika geçti ama yengem halen çıkmamıştı. Meraktan banyoya doğru yöneldim. Banyonun kapısı kapalı ve duştan akan suyun sesi geliyordu. Kapının deliğinden baktığımda yengem çırıl çıplak banyo yapıyordu. Yengemin amını götünü görünce sikim anında kalkmıştı. Çaktırmadan biraz dikiz yaptıktan sonra yengemin çıkmaya hazırlandığını görünce, bende sessizce içeri geçtim. Evde nasıl olsa kimsenin olmadığı hesaplarını yapan yengem, çırıl çıplak bir şekilde, sadece saçlarını küçük bir havluyla kurulayarak, çocuğa bakmak için odaya girdi. Yengem beni gördüğü zaman, korktuğundan olsa gerek, ne yapacağını şaşırdı. Hemen saçlarını kuruladığı o havluyla,(havlunun örtebildiği kadarıyla) göğüslerini ve amını kapattı. 1-2 saniyelik bu manzara karşısında dahada etkilenmiş ve yengeme karşı duygularım değişmişti artık. Yengem şaşkın şaşkın “Sen ne zaman geldin? Kim açtı kapıyı?” dedi, bende “Yiğenim açtı, sen banyoda olduğun için bende geçtim oturdum.” dedim. Yengem utançtan kıpkırmızı bir şekilde “Giyinip geleyim iki dakika.” dedi ve yatak odasına girdi ve kapısını da kapattı. Bende arkasından gidip kapı deliğinden dikiz yapmaya başladım. Gördüğüm manzara muhteşemdi. Yengem havluyu tüm vucuduna sürüyor, göğüslerini, bacaklarını ve amını kuruluyordu. Yengem 35’ini bulmuştu ama göğüsleri ve kalçası halen taş gibiydi. Hele o kaymak gibi tıraşlı amı harikaydı. Külot giydi, sütyen taktı, üzerine bir gömlek, birde etek giydi. Kapıya doğru yönelince, ben hemen odaya koştum, çocukla oynuyor gibi yaptım.

Yengem kızgın ve sinirli bir şekilde odaya geldi, bana “Sen ne yaptığını zannediyorsun?” diye fırçayı attı. Yengem demekki dikizi farketmiş. Bende “Yenge kusura bakma, kendimi tutamadım, özür dilerim.” dedim. Yengem “Bak kesinlikle birdaha olmasın! Hele dayının haberi olursa ikimizi de öldürür!” dedi. Yerin dibine geçmiştim, kafam önde, sadece “Ne desen haklısın yenge…” diyebildim. Hiç oturmadan hemen kalktım ve eve gittim.

Bir hafta sonra dayım bana telefon açtı. Beni evlerine çağırması üzerine ödüm bokuma karıştı. Yengemin anlatmış olmasından korktum. Evlerine gittiğimde, dayım “Miras işlerini halletmek için 10 günlüğüne memlekete gidiyorum, yengeni evde yalnız bırakmak istemiyorum, ben gelene kadar burda kal, yengene göz kulak ol, iti var kopuğu var!” dedi. Ben fırça yiyeceğimi beklerken bu bana mükafat gibi geldi, tereddütsüz kabul ettim. Evi arayıp durumu anlattım, evdekiler de yengemle kalmamı uygun gördüler. Dayım gitmişti. Ben hala yengemin yüzüne bakamıyordum, buna rağmen yengemin göğüslerini ve kaymak gibi amını düşünmekten de vazgeçemiyordum. Akşam oldu, yemek TV derken yatma zamanı gelmişti. Yengem “Yiyecek içecek birşey istiyormusun, değilse yatmaya gidiyorum.” dedi. Ben “Sağol yenge, birşey istemiyorum.” Deyince, yengem çocuğuda alarak odasına çekildi. Ben yengemi düşünüp 31 çekmeye başladım, iki posta boşaldıktan sonra uyumuşum.

Yengemin bana seslenmesiyle uyandım, sabah olduğunu sandım ama halen geceydi ve müthiş bir yağmur vardı. Meğerse yengem gök gürültüsünden korkmuş ve “Burada yatabilirmiyiz?” diye sordu. Ben sevinerek yatağın kenarına yanaştım ve yengeme yer verdim. Yengem ise “Yok, yandaki kanepede yatabilirim.” dedi. Çocuk için yere küçük bir yatak serip yatırdıktan sonra kendisi de kanepeye uzandı. Yengemin geceliği dizinin üstüne kadar sıyrılmıştı. Müthiş tahrik oldum. Yengem korkudan uyuyamıyordu, ben ise karşımdaki manzara yüzünden. Birden müthiş bir gök gürültüsü oldu. Yengem adeta kanepeden fırladı ve benim yatağıma girdi, bana iyice sokulmuştu. Yengemin bacakaları bacaklarıma, göğüsleri göğsüme dayalı idi ve öyle bir sarılıyordu ki, benim yarak hemen kalktı. Yengem yarağımın kalktığını hissetmiş olacakki biraz geri çekildi ve “Yine mi kendine hakim olamadın?” diye kızdı. Bende “Ne yapayım, elimde değil, çok güzelsin dayanamıyorum yenge!” dedim. Yengem “Töbe töbe…” dedikten sonra arkasını döndü ve “Hadi yat uyu, terbiyesiz şeyler düşünme, başka şeyler düşün, uyumaya çalış!” dedi.

Ama ben dayanamıyordum. Aradan 5 dakika geçmeden ellerimi yengemin bacaklarına ve göğüslerine attım. Yengem ellerimi ittiriyor, “Yapma!” diyor, ben birkaç dakika sonra tekrar atıyordum ellerimi. Yengem başlarda biraz debelendi, itiraz etti, ama daha sonra gevşedi. Götünü yarağıma dayayarak, ellerimi de göğüslerinin üzerine götürdü, “Şimdi olmaz, sabaha senin derdini hallederiz, şimdi uyu!” dedi. Ben sevinçten çıldırmıştım, “Şimdilik sadece bir kere öpebilirmiyim yenge?” dedim. Yengem döndü, dudaklarını uzattı, öpüştükten sonra birbirimize sarılarak uyumaya çalıştık. Yengem hemen uyuyabildi mi bilmiyorum, ama ben hayal kurmaktan sabaha karşı anca uykuya daldım.

Uyandığımda mutfaktan bardak tabak sesleri geliyor, yengem kahvaltı hazırlıyordu. Gece yaşadığım şeylerin rüya olmadığından emindim. Sabah sabah yarağım kalkmış, dim dik duruyordu. O halimle mutfağa gittim. Yengemin üzerinde sabahlık vardı. “Günaydın yenge!” deyip arkasına geçtim ve belinden tuttum. Yengem “Günaydın aşkım.” deyince, yarağımı götüne dayayıp kerkinmeye başladım. Yengem “Azgın şey, sabret biraz. Önce kahvaltımızı yapalım…” dedi. Kahvaltıyı nasıl yaptım bilmiyorum. Bana bir keyif çayı doldurduktan sonra yengem yatak odasına gitti ve “Ben çağırınca gel!” dedi. Ben çayımı bitirdikten 1-2 dakika sonra yengem “Gelebilirsin!” diye seslendi. Yatak odasına balıklama daldım. Yengem az önceki sabahlığını çıkarmış ve daha sexi bir gecelik giymişti, altında külot sütyen yok. Hemen yengemin dudaklarına yumuldum, dakikalarca öpüştük, muhteşemdi. Yengem nefes nefese kalmıştı, resmen kemirdi dudaklarımı.

Yengemin göğüslerini de emip yaladıktan sonra kafamı bacak arasına soktum. Dudaklarım amına dediğinde yengem birden sıçradı, şaşkın şaşkın, sanki ‘hiç am yalanır mı’ gibisinden, “Dur! Ne yapıyorsun?” dedi. Belli ki dayım yengemin amını hiç yalamamıştı. Yengeme “Sen karışma, ben işimi biliyorum!” deyip, dilimi amının deliğine sokup sokup çıkarmaya başladım. Yengem amının yalanmasından müthiş zevk alıyor ve çıldırıyordu. Çok geçmeden yengemin amı sırılsıklam oldu ve ağzıma boşaldı. Yengemin amından akan suları da yaladım yuttum. Yengem saçlarımdan asılarak beni üstüne çekti, “Hadi sik artık, mahvettin beni!” diyordu. Biraz yukarı çıktım ve yarağımı amına sokmaya başladım. Yarağım amına girip çıktıkça yengem inliyordu. Biraz sonra müthiş bir çığlıkla ikimizde boşaldık. Çıkardığımız sesten olacak ki çocuk uyanmış ve ağlıyordu. Yengem “Hemen dönerim.” diye gitti. Bende bir sigara yaktım ve sikimle oynamaya başladım. Birkaç dakika sonra yengem geldiğinde, sikimi yeniden dimdik görünce şaşırdı. “Azgın, doymadın mı daha?” dedi.

Bende “Yenge daha yeni başladık, sıra sende, al bakalım benimkini ağzına!” dedim. Yengem çekinerek de olsa yarağımı eline aldı, yarağıma sanki uzaylı görmüş gibi bakıyor, nasıl yapacağını düşünüyordu. Yengemin ensesinden tuttum ve yüzünü yarağıma doğru bastırdım. Zorla ağzına aldı ve yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra “Yetmez mi bu kadar? Geçmedi mi azgınlığın?” dedi. “Yenge daha senin o hasta olduğum götünü de sikecem!” dedim. Yengem “Arkadan olmaz, çok acır!” dediyse de, “Acıtmiyacam, söz!” deyip zar zor ikna ettim. Yengemi domalttım, göt deliğini tükürükle kayganlaştırdım, sikimin başını dayadım. Zorladım fakat birtürlü girmiyordu, daha önce hiç götten siktirmemişti, çok dardı. Yengemden krem istedim. “Çekmecede var.” dedi, uzandım aldım. Kremledikten sonra ucu girdi. Yengem “Çok acıyor, çıkar!” demesine rağmen devam ettim. Biraz sonra yengemin götü alışmış, sesi de kesilmişti. Artık ben sokup çıkarırken yengem de götünü arkaya, sikime doğru ittiriyordu. 3-4 dakika sonra boşalmak üzereydim, sikimi götünden çıkarıp kalçasının üzerine boşaldım.

Yengem 35 yaşında ve evli olmasına rağmen, ilkleri bende yaşadı. İlk defa o gün amı yalandı, ilk defa yarak yaladı ve götten siktirdi. Dayım gelene kadar hergün tekrarladık bu sevişmeleri. Yengem artık bensiz yapamıyor, dayımın evde olmadığı zamanlar hemen beni çağırıyor. Bir dakikayı bile boşa harcamıyoruz, hemen deli gibi sikişiyoruz…

Adam Karısının Gözü Önünde Beni Sikti

Merhaba, ben Düsseldorf’tan Melek. 32 yaşındayım ve dulum. Çoğu kez buraya takılıp ilginç itirafları okuyorum, okurken bile orgazm oluyorum. Hatta bazılarını okurken sanki kendi hayatımı okuyorum, bazı olaylar sanki beni anlatıyor gibi. Bende sizlere başımdan geçen ilginç bir olayı yazmak, sizlerle paylaşmak istedim. Belki size garip gelecek ama bunları gerçekten yaşadım ve halada yaşıyorum. Geçen sene Düsseldorf’a bir saat mesafedeki bir şehire diskoya gittim. Disko çıkışı oldukça sarhoştum, araba kullanamıyacak kadar içkiliydim. Diskonun önünde bir bankın üstüne oturdum, temiz hava almak ve kendime gelmek istiyordum. Diskodan çıkan birçok erkek beni “götürmek” istedi, ama ben artık bu tür olaylardan bıkmıştım, değişik birşeyler istiyordum. Oldukça seksi popumu örtecek kadar uzun kıvır kıvır saçlarımla, mini kiyafetlerimle, 7’den 70’e tüm erkekleri delirtiyordum. Gelen geçen beni hemen oracıkta sikecekmiş gibi bakıyordu. Bende az değilim yani, millete azıcık ucundan gösteriyordum ama kimseye vermiyordum. Derken bir karı-koca yanımdan Türkçe konuşarak geçtiler. Adam beni kastederek karısına, “Şuna bak, tangası görünüyor resmen, güzelde amı varmış, sikmek isterdim.” dedi. Karısı da “İstersen götürelim sik, ne dersin aşkım?” dedi.

Ben hiç oralı olmadım, daha doğrusu adamın karısından çekindim biraz. Bunlar yanımdan uzaklaştılar. Ben kısa bir an düşündükten sonra kendi kendime “Kızım istediğin değişiklik bu, fırsatı kaçırma.” diyerek peşlerinden koştum ve Almanca “Sigaranız var mı?” diye sordum. Adam “Biz kullanmıyoruz, ama şurda az ileride açık bir büfe var, ordan sana alalım.” dedi. “Tamam.” dedim ve birlikte yürümeye başladık. Yolda bana sorular sormaya başladılar, “Nerelisin?” gibi, ben de “Macaristanlıyım.” diye cevap verdim. Havadan sudan sohbet ederek yolumuza devam ettik. Arada sırada nasılsa ben anlamıyorum diye, kendi aralarında Türkçe konuşuyorlardı. Benim Türk olduğum akıllarının ucundan bile geçmiyordu. Ben çaktırmadan oyuna devam ediyordum, Almanca konuşuyorduk. Büfeye geldik, adam bana bir paket sigara ve çakmak aldı ve sigaramı yaktı. Sonra “Sigaranın yanında kahve iyi gider, istersen sana bir ‘Türk Kahvesi’ ikram edelim.” dedi.

Bende “Bilmem ki, olur mu?” deyip karısının gözlerine baktım. Karısı “Neden olmasın? Evimiz iki sokak ötede, buyur bir kahvemizi iç.” dedi. “Tamam, içeyim ozaman.” dedim ve evlerine gittik. Kadın mutfağa bana kahve yapmaya gitti. Gitti ama gelmek bilmedi. Adam karşıma oturmuş ikide bir sikini tutuyor oynuyordu. Bende özellikle bacaklarım ayrık bir şekilde oturuyordum, yani benim mal meydandaydı. Adam “Çok sexy tangan var, rengi de güzelmiş, beyaz!” dedi. Bende “Beyaz değil, kırmızı!” dedim. “Yok beyaz!” dedi, bende “Hayır kırmızı!” dedim. “Görmeyince inanmam, göster.” dedi. Eteğimi kaldırdım gösterdim. Adam gülerek, “Bende bunu istiyordum, güzel amın var, yalayıp sikmek isterdim.” dedi. “Nasıl olacak? Karın ne der?” dedim. “Karımla anlaştık zaten, seni sikmek için kahveyi bahane ettik.” dedi.

Kahve birtürlü gelmiyordu. Ben kahveyi beklerken adam fermuarını açtı ve koca kalın sikini çıkartıp bana gösterdi, “Kahveden önce istersen gel bunun bir tadına bak.” dedi. Gözüm kapıdaydı, karısının haberi vardı biliyordum, ama yinede ya gelirse diye biraz tedirgindim. “Korkma karım gelmez!” dedi, beni kolumdan çekerek sikini ağzıma verdi. Saçlarımı eline doladı, iki eliyle sikini ağzıma bastırıyordu. Sikini tümden ağzıma sokmaya çalışıyordu. Adam zevkten dört köşe olmuş, acayip sesler çıkartıyordu, ben ise gözüm kapıda, çekinerek de olsa, güzelce yalıyordum. Siki çok hoşuma gitmişti, emiyor, ısırıyor ve yalıyordum. Sonra aynısını o da bana uyguladı, amımı emiyor, yalıyor, arada bir de parmağını sokuyordu. Amımı epeyce bir yaladıktan sonra, “Gel otur üstüne, sikimi gömecem sana!” dedi. Beni ters çevirerek oturttu üstüne, alttan girdi amıma. O koca siki nerdeyse ağzımdan çıkacak sandım.

Süper sikiyordu, epeydir böyle güzel sikilmemiştim, hayal edilemiyecek kadar çok zevk alıyordum. O uzun ve kalın siki amımın derinliklerine girip çıktıkça, dayanamayıp bende bağırmaya başladım. Sikinin üstünde mest olmuş bir şekilde hoplayıp zıplarken, birden kapıda beliren karısını görünce dondum kaldım. Nedense karısından çekiniyor ve utanıyordum. Ben bir an duraksayınca, karısı bana “Çekinme, devam et! Kocamın siki güzeldir, iyi de siker, sende payını al!” dedi. Ben yinede zıplamayı bıraktım, adamsa alttan geçirmeye devam etti. Arada bir pozisyon değiştirerek bir güzel sikti beni. Tam istediğim gibi sertçe, hunharca sikti. Karısıda yeri geldi beni okşadı öptü, yeri geldi bacaklarımı tuttu, kocasının beni sikmesine yardımcı oldu. Adam amımın hakkını verdikten sonra, yine karısının yardımlarıyla, beni domaltıp götten de sikti.

O gece ön arka demeden sabaha kadar sikildim. Sabah arabama atladım Düsseldorf’a döndüm. Zaman zaman beni yine çağırıyorlar, gidip siktiriyorum kendimi. Karısı biz sikişirken artık sadece seyretmiyor, artık o da bizimle beraber sex yapıyor. Kocası götümü sikerken karısı da, ya benim amımı yalıyor, yada bana kendi amını yalatıyor. Muhteşem sex hayatımız oldu ve uzun zamandır da böyle devam ediyor. Şu sıralar bir Alman erkek arkadaşım var, ama onunla, o karı kocadan aldığım kadar çok zevk almıyorum. Bir gün onu da tanıştıracam onlarla, grup yapmayı kafama koydum iyice. Napıyım sikilmeye doymuyorum :-) Tüm sikici erkeklerin kalkmış yaraklarından ve azgın kadınların ıslak amlarından öpüyorum…

Kocam Sekreterini Kaynımda Beni Sikiyor

Merhaba. Ben Selma, 24 yaşında, bakımlı, oldukça güzel sayılan, evli bir kadınım. Türkiyede kocamla görücü usulu ile evlendik ve Almanyaya gelin geldim. Şu anda 2 yaşında bir çocuğumuz var. Kocam 35 yaşında ve kendine ait işyeri var, kardeşiyle beraber çalışıyorlar. Önceleri kocamla sex hayatımız muhteşemdi. Söylemesi ayıp, her akşam yatmadan önce sikişirdik ve sabah kalktığımızda sikişmeden işine gitmezdi. O beni, ben onu doyururdum. Son bir senedir kocam bana karşı çok soğuk davranmaya başladı, artık benden zevk almıyor gibi geliyordu bana. Ne zaman sikişmek istesem, şuram ağrıyor, buram ağrıyor gibi bir bahane uyduruyor, beni ihmal ediyordu. Çoğu zaman kendi kendimi tatmin ediyordum, ama bu bana yetmiyordu. İçimde kocamın sikini hissetmeye alışmıştım. Son bir senedir, işlerinden dolayı devamlı seyhat etmeye başlamıştı kocam. En azından ben öyle zannediyordum. Taki yanında çalışan, bebek yüzlü, taş gibi sekreter kızı görünceye kadar. Kocam beni sekreteriyle aldatıyor diye şüphelenmeye başladım. Fakat yüzde yüz emin değildim, işin gerçeğini kocamın kardeşinden, yani kaynımdan öğrenmeye karar verdim. Kaynım daha bekar, 18 yaşında ve gerçekten yakışıklı bir delikanlı. Yine haftasonu, yine kocam evde yok, tabiki işi gereği seyahatte. Sekreteriyle kimbilir nasıl sikişiyorlardır şimdi, nasıl yalıyordur bebek gibi sekreterinin taze amını. “Oğlum ateşlendi, doktora götürelim.” diye kaynıma telefon ettim ve gelmesini söyledim. Kaynım da “Hemen geliyorum yenge.” deyip kapadı telefonu.

Kayınım 5 dakika geçmeden geldi, ama içkili idi. “Ne oldu yenge?” deyince “Çocuğun ateşi vardı, korktum doktora gideriz diye aradım.” dedim. “Tamam yenge, hemen.” dedi. O sırada oğlum uyuyordu, ateşine baktım, “Uyumuş, biraz bekleyelim, ateşi de hafif düşmüş gibi.” dedim. “Tamam yenge.” dedi geçti koltuğa oturdu. Konuşmaya başlamıştık, ben direk konuya girdim, “Abin beni aldatıyor!” dedim. Kaynım “Olur mu yenge, hayır yok öyle birşey.” falan dediyse de, ben zarf attım, her şeyi bildiğimi söyledim. Biraz daha üsteleyince kayınım ağzından baklayı çıkardı, “Valla anlamıyorum abimi yenge, evde mis gibi karısı varken, yapmaması lazım ama yapıyor işte…” dedi. “Ne zamandır aldatıyor abin beni?” dedim, “O kızı sekreter olarak işe aldığından beri…” dedi.

“Peki ben ne olacam? Ben de kadınım, benim de isteklerim var. Valla birini bulup, ben de abini aldatacam.” dedim. Kayınım şok olmuştu, “Sen ne diyorsun yenge? Kendinde misin?” deyince, bende “Evet, gayet kendimdeyim. Benim neyim eksik? Abin sekreteriyle gününü gün ederken, ben nolucam? Biliyormusun, abin bana yaklaşmayalı dört ay oldu. Yani tam dört aydır sikmedi beni!” dedim. Kayınım ben öyle açık konuşunca biraz utandı ve başını önüne eğdi, “Yenge valla kafam almıyor, harika bir kadınsın, hiç bir erkek sana hayır diyemez, neden abim böyle bende bilmiyorum.” dedi. Ben ağlamaya başladım. Kayınım yanıma geldi oturdu, “Yenge ağlama.” deyip başımı omzuna dayadı, saçlarımı okşamaya başladı. Vücudunun sıcaklığını almıştım, mis gibi parfüm ve erkek kokusu beni delirtiyodu.

Bir an gözüm kaynımın pantolonuna takıldı, siki kalkıyordu. Dayanılmaz bi şekilde tahrik olmuştum, amımın suyu nerdeyse dışarı akcaktı. Kaynımla birden göz göze geldik ve ardından dudaklarına yapıştım. Kaynıma, “Beni eller sikeceğine senin sikmeni istiyorum!” dedim. Kaynım titriyor, kekeleyerek, “Yenge… Abime karşı ayıp olur…” diyordu sadece. Kayınımın konuşmasına fırsat vermeden, “Sus ne olur, amcığım yanıyor zaten. Hadi yengenin ateşini söndür!” diyerekten deli gibi öpüyordum kaynımı. Kayınım iyice mayışmıştı. Elimi fermuarına atıp pantolonundan sikini çıkardım ve hemen ağzıma aldım. Kaynımın yarağı yaladıkça büyüyordu. Deli gibi yalıyordum. Kaynım artık bırakmıştı kendini, elini memelerime attı ve “Biliyormusun yenge, seni sikmeyi nezamandan beri istiyordum, gözüm hep sende olurdu. Abim seni nasıl sikiyor diye düşünürdüm hep.” dedi. Ben de “Yengen kurban olsun sana, al işte düşünme, sik beni, seninim, koçum benim…” diye kaynımı kendime çektim.

Kaynım eşofmanımı yırtarcasına çıkardı. Külodum amcığımın sularından iyice ıslanmıştı. Külodumu da çıkardı ve dilini gömdü alev gibi yanan amcığıma. Delice yalıyordu amcığımı. Ben de kayınımın saçlarını okşuyordum. Kayınım diliyle harikalar yaratıyor, inletiyordu beni. Çocuk inlemelerimi duyabilir ve uyanabilirdi. Kaynımın dilini amcığımdan zor ayırabildim, bırakmak istemiyordu yalamayı. “Hadi canım, yatak odasına geçelim.” dedim. Beni kucakladığı gibi yatak odasına götürdü. Yatağa uzatmıştı beni ve kendisi soyunuyordu karşımda. Güçlü omuzları, atletik yapısı vardı kaynımın. Soyunup yanıma gelince, ben hemen sikini kaptığım gibi emmeye, yalamaya başladım. Kayınım iyice kendinden geçmiş, gözlerini kapatarak, “Yenge sen bir harikasın… Yengem benim, seni seviyorum. Ohhhhh…” diye sesler çıkarıyordu.

Kaynımın siki iyice kıvama gelince önüne domaldım. Ben gözlerim kapalı, kaynım sikini sokacak amcığıma diye beklerken, kaynım yine ağzını gömmüştü amcığıma. Harika birşeydi bu, fakat daha fazla dayanamıyordum, “Sok canım, lütfen sikini sok artık, yengen yanıyor, sokta bitsin bu işkence!” dedim. Kaynım arkamda yerini aldı, sikini amcığıma yavaşca itekledi. Sikinin başı amcığıma girince, elimde olmadan “Ohhhh…” demişim. Sikilmeyi özlemişti amcığım. Çok mutluydum. Kaynım yüklenmeye başlayınca iyice çıldırıyordum artık. Kaynım deli gibi sikiyordu beni. Kaynım amcığımı siktikçe, benim inlemelerim ve kalçama değen taşşak sesleri yatak odasında yankılanıyordu. Amımın suları akıyor, peş peşe orgazm oluyordum. Kaynım iyice hızlanmıştı, “Yenge geliyorum…” deyince, “Boşal koçum, sırtıma boşal!” dedim. Kaynım sikini amcığımdan çıkarmasıyla, kalçama, belime ve sırtıma fışkırttırması bir oldu. Bacakları titriyodu, boşalması bir iki dakika kadar sürdü.

Ben hemen duşa koştum, temizlenip geldim, kayınımın yanına uzandım. Kaynım sigara yakmıştı, sigarası elinde, tavana bakıyordu. Kaynımı dudaklarından öptüm ve “Hoşuna gitti mi? Beğendin mi?” dedim. “Beğenmek ne kelime yenge, bayıldım. Çok tatlı amcığın var, yalamaya doyamadım yenge.” diyerek öpüyordu beni. Sigarası bittikten sonra kaynımın baş ucuna geçtim, yüzüne çömelerek am ve göt ağzına gelecek şekilde verdim. Kaynım deliriyor, amcığımı ve göt deliğimi kemiriyordu. O gece sabaha kadar deli gibi sikiştik kaynımla.

Artık kocam beni aldatıyor diye hiç üzülmüyorum. Kocam nezaman sekreteriyle seyhate gitse, hemen kaynımı çağırıyorum ve sabahlara kadar çılgınlar gibi sikişiyorum. Kocam da sekreteriyle ne hali varsa görsün, genç kaynımla sikişmek fazlasıyla yetiyor bana.

Yediğim Alman Yarrağını Unutamıyorum

Merhaba, ben İzmirden Aysel, 38 yaşındayım ve evliyim. Çevremde herkes tarafından beğenilen bir bayanım. Almanya München doğumluyum ve 18 yaşıma kadar Almanyada yaşadım. 18 yaşıma geldiğimde ailemin Türkiyeye kesin dönüş yapmasıyla İzmire yerleştik. 19 yaşıma geldiğimde şimdiki kocam ile tanıştım ve sevişerek evlendik. 32 yaşıma kadar kocam ile dopdolu bir sex yaşantımız oldu. Kocam ile sexs konusunda her türlü fantaziyi yaşadım. Sadece kocamla olmak şartıyla, sexste herşeyi denedim. Buna ağzıma almak ve götten sikişmek de dahil. Ama son 6 yıldır eskiye nazaran daha az seks yapıyoruz kocamla. Kocam Almanyaya daha hiç gitmemişti ve Almanca da bilmiyordu, yinede Almanyayı çok merak ediyordu. Bayram tatilinde kocam Almanyaya seyhate gidelim dedi. Bende uzun süredir gitmediğim ama dilini de unutmadığım Almanyayı yeniden göreceğim için, büyük bir mutluluk duydum. Pasaportları, biletleri ve oteli ayarladık. Ertesi hafta genç kızlığımı yaşadığım Almanyada München’de idik. Kocam hep otelde kalmak istemiyordu, çıkıp biryerleri gezelim deyince, çıktık, önce güzel bir restaurantda yemek yedik, kafaları bir güzel bulduk, ondan sonra discoya gittik. Discoda biraz eğlendikten sonra kocam, “Farklı bir yerler yok mu, daha heyecanlı biryerlere gidelim.” dedi. Benim aklıma Fin Hamamı geldi. Orada değişik fantazi yaşayabilirdik.

Bir taxi çevirip, taxiciden bizi Fin Hamamına götürmesini rica ettik. Taxici bizi Münchenin biraz dışında bir yere götürdü. Hamama geldik, receptionda girişi ödedik, bize bir kabin anahtarı verdiler, soyunmaya gittik. Soyunduk, kabindeki havlulara sarınıp çıktık. Hamam kısmına geçince kocam şaşırdı, çünkü herkes mal mülk ortada çırıl çıplak dolaşıyordu. Kocam “Ne yani, şimdi bizde mi bunlar gibi dal taşak, am göt açık dolaşacağız? Ben utanırım!” dedi. Ben “Boş ver utanma, buranın adeti böyle, hem sen demedin mi farklı bir yere gidelim diye.” dedim, çıkıştım kocama. Kabine döndük, anadan doğma soyunup geri geldik. Önce soğuk suda yıkandık, ardından sıcak su olan bölüme girdik, sonra tekrar soğuk su bölümüne. Sadece bizim oramız buramız traşlıydı, bizim dışımızda herkeste bir karış kıl vardı. Kocam yıkanan Alman kadınların kıllı amlarına bakarken, bende kıllı yaraklarını sallandıra sallandıra dolaşan Alman erkeklerine bakıyordum.

Yarım saat falan yıkandıktan sonra, baktık yıkanan çıplak bir şekilde, kapıda ‘Club’ yazan yere giriyor. Merak edip biz de girmeye karar verdik. İçeriye girince birkez daha şaşırdık, Club denilen yer meğerse grup sexs yapılan ‘Swinger Club’ imiş. Geçtik bara oturduk. Zaten yabancı olduğumuzu anlıyan kadınlar ve erkekler hemen bize yanaştılar. Ben kocamın Almanca bilmediğini anlattım. “Önemli değil.” deyip iki sarışın Alman kadın kocamı aldılar ve bir odaya doğru sürüklediler. Kadınlara kocamı mümkün olduğu kadar oyalamalarını söyledim. Alman kadın da “Sen merak etme, enaz 1 saat sikişiriz kocanla.” dedi. Kocam Almanca anlamadığı için yüzüme “Noluyoruz ya?” gibisinden garip garip bakınca, “Keyfine bak kocacım, 1 saat sonra barda görüşürüz.” dedim.

Kocam kadınlarla gidince, 3 tane Alman erkek de beni başka bir odaya götürdüler. Artık rüyalarımı süsleyen grup sexsi yapabilecektim, hemde kocam yanımda olmadan. Odaya girince 3 erkek tarafından her yerim ellenmeye başladı. Müthiş tahrik olmuştum. Birisi amımı yalamaya başlayınca kendimi salıverdim. Biri sikini ağzıma verdi, diğeri de göt deliğimi yalamaya başladı. Aman tanrım ne müthiş bir duyguydu bu. Bugüne kadar sadece kocamın ellediği vücudum şu an 3 Alman erkek tarafından yeniden keşfediliyordu. Müthiş bir orgazm yaşamaya başladım, ardı ardına boşalmaya başladım. Çok değişik bir duyguydu bu, daha önceden hiç tatmadığım bir duygu. Sikini kaldıran ağzıma vermeye başladı. Sırayla üçüde ağzıma boşaldılar, ağzım yüzüm sperm ile dolmuştu.

Ağızıma ilk boşalan sönmüş sikini tekrar ağzıma verdi, ötekisi kocaman bir dildo getirip amıma sokmaya başladı. Üçüncüsü de arkama geçmiş götümü parmaklıyordu. Tarifi imkansız müthiş bir zevk alıyordum. Az sonra arkamdakinin siki yeniden kalkmıştı ve sikiyle götümü zorlamaya başladı. Götüm biraz acıdı ama yarısına kadar içime alabildim, yavaş olmasını söylediğim halde kalanını birden kökledi. O anda gözlerimde şimşek çaktı, fakat az sonra alıştım, zevkten kendimden geçtim. O üç Alman sırayla hem amımı hem götümü, yarım saatten fazla siktiler. Sikilmekten dermanım kalmadı. Tam bitti dediğim anda içeriye, bornoz giymiş, iri kıyım bir Alman geldi, elinde esrarlı bir sigara vardı. Clübün sahibiymiş. Sigarayı yaktı bana ikram etti, “Çok kaliteli bir ot, dene.” dedi. Gençlik yıllarımdan biliyordum, esrarlı sigarayı aldım, bir kaç fırt çektim, bir anda kafam full oldu, her tarafım uyuştu.

Az önce beni sikenler kenara çekildiler esrar içmeye başladılar. O yeni gelen Clübün sahibi, tam çam yarması gibiydi, zebellah gibi, benim enaz iki mislim biri. Benimle sevişmeye başladı. Her tarafımı yalıyordu. Üzerindeki bornozu çıkarınca şok oldum, siki kalkık değildi sallanıyordu, fakat çok büyüktü. Sikinin gövdesi abartısız bileğim kadar kalındı, kafası ise aynı büyük bir mantara benziyordu. Bu hali üstelik sönük hali idi. Biran kalkık halini düşündüm, o an korktum ve titremeye başladım. O ise beni yalamaya devam ediyor, dilini her tarafıma sokuyordu. Ama ben hala gergindim. Sonra sikini ağzıma vermeye çalıştıysa da ağzıma girmiyordu. Telaşlanmıştım, ağzıma girmeyen bu büyük sik amıma nasıl girecekti. Sakin olmaya çalıştım ve sikinin kafasını bir süre yaladım. Siki elimde daha da büyümeye ve kalınlaşmaya başladı, resmen sikinin damarları çıktı. Bir yandan da düşünüyordum, böyle bir yarağı birdaha nerde bulacaktım?

O bu arada amımı yalamaya ve emmeye başladı. Amıma dilini sokup çıkardıkça biraz da olsa rahatladım. Amım sulanmaya başlamıştı, orgazm öncesi gibi zevk alıyordum. Ne olursa olsun o büyük yarağı içimde hissetmek istiyordum, “Los fick mich!” diye inleyerek yalvarıyordum Almana. Beni dört ayak, köpekleme pozisyonuna getirdi, bacaklarımı ayırdı, arkadan sikini ağır ağır amıma sokmaya başladı. Sikinin mantar gibi kafası amımın içinde biryerlerimi genişlete genişlete ilerliyordu. Sanırım yarısına kadar anca girmişti, çünkü vücudu kalçalarıma değmiyordu. Bir süre gelip gittikten sonra, birden tamamını soktu. Yarağı amımı boşluk bırakmadan doldurmuştu. Müthiş bir duyguydu, üst üste orgazm oluyordum. Amımdan akan sıvılar sayesinde Almanın o koca yarağı amıma rahat rahat girip çıkıyordu artık.

Ben boşalmıştım, onunda boşalmasını beklerken, birden kenarda duran dildoyu aldı, dildonun ucuna ve götümün deliğine kaydırıcı sürdükten sonra, dildoyu ağır ağır götüme soktu. Dildo bildiğimiz normal dildolara benzemiyordu, ucu inceydi fakat arkasına doğru boğum boğum kalınlaşıyordu. Her boğum girdiğinde biraz bekliyor, sonra dildoyu götümün içinde döndürerek diğer boğuma kadar sokuyordu. Her boğum girdiğinde büzüğüm biraz daha genişliyor ve uyuşuyordu. Son boğumu da götüme sokup, içimde biraz dönderdikten sonra, dildoyu yavaş yavaş çekmeye başladı. Dildo çıktıktan sonra büzüğümün kapanmadığını hissettim. Amımdan sikini çıkardı ve götümün deliğine dayadı. Kocam ile de götten sikişirdim, ama kocamla hiç böylesine değişik bir sikiş yapmamıştık. Çok tahrik olmuştum, heyecanla Almanın bilek gibi yarağıyla götümü sikmesini bekliyordum.

Yüklenip birden bütün kuvveti ile bastırdığında sanki bacaklarım ikiye ayrılmıştı, kımıldayamadım, nefes bile alamadım. Nasıl oldu anlayamadım, o koca yarak bir seferde yarısına kadar girmişti. Az sonra hepsini götüme sokmaya çalışırken ben acıdan ağlıyordum ve “Nein! Nein! Stop!” diyordum. Dinlemedi, biraz daha yüklendi ve geriside girdi götüme. Her nekadar kıpırdamamasını, canımın çok yandığını söylediysem de, bir süre bekledikten sonra insafsızca gelip gitmeye başladı. Gittikçe de hızlanıyordu, acıdan nerdeyse bayılmak üzereydim, bu işin bir an önce bitmesi için dua ediyordum. Bir süre daha gelip gittikten sonra götüme öyle bir boşaldı ki anlatamam. Boşalması rahat iki dakika sürdü. Sikini götümden çıkardığında götümde resmen bir boşluk hissettim. Beni ayağa kaldırdığında ise göt deliğim tam kapanmıyordu ve spermler bacaklarıma doğru süzülüyordu.

Bana temiz bir havlu verdiler, havluya sarındım ve direk banyoya gittim. Yıkanıp çıktım ve bara gittim. Kocam çoktan gelmiştir ve barda beni bekliyordur diye tahmin ediyordum, fakat yoktu. Nihayet onbeş dakika sonra göründü. Kocam o iki Alman kadının ortasında, ikisine de sarılmış, keyfine diyecek yoktu. Alman kadınlar kocamı bana teslim edip gittiler. Kocamı hiç böyle mutlu görmemiştim. Hemen anlatmaya başladı, “Ya bu Alman karıları müthiş sikişiyorlar, bitirdiler beni valla. Eee, sen ne yaptın karıcığım, anlat.” dedi. Kocamın keyfine limon sıkmak istemedim ve yalan söyledim, “Yok yaa, Alman erkeklerinde iş yokmuş, zaten ufak tefek bir tanesiyle sikiştim. O’da doğru dürüst sikemedi bile, çabucak boşaldı, birşey anlamadım. Nerdeyse bir saattir barda seni bekliyordum.” dedim. Kocamın göğsü kabardı, “Herkes benim gibi sikemez ki karıcığım.” dedi.

Zavallı bilmiyor ki, üç Alman beni aynı anda nasıl sikti, hele dördüncüsünde bilek gibi bir yarak olduğunu ve amımı götümü nasıl dağıttı. “Haklısın kocacığım, herkes senin gibi sikemez!” dedim. Ordan ayrıldık, otele gittik ve yattık. Ertesi gün kocama “Alışverişe çıkıyorum.” deyip kendisini otelde bıraktım ve doktora gittim. Doktor, enaz yedi sekiz hafta anal ilişkiye giremeyeceğimi söyledi. Türkiyeye dönünce, tam iki ay doktorun verdiği kremleri sürdüm götüm öyle iyileşti. Şu anda kocam ile tekrar anal ilişkiye giriyorum, fakat biryandan kocamın sikinin normal boyutlarda olmasına seviniyorum, öte yandan da Almanyadaki olay aklıma geldikçe, yine o yediğim Alman yarağı gibi, mantar başlı, kalın, damarlı yarak yemek istiyorum!

Kayınçomun Karısını Bağırta Bağırta Siktim

Selam, ben Almanyadan Erol. 31 yaşında, 1,70 boyunda, yeşil gözlü, erotik bakışlı biriyim. Evliyim. Karımla birbirimizi severek evlendik. Mutlu bir evliliğimiz ve iyi bir seks hayatımız var. Karımın bir de erkek kardeşi var, yani kayınçom. Kayınçom 24 yaşında ve biraz saf birisi. Kayınçom geçen sene evlendi. Evlendiği kızı da bir görseniz, cillop gibi! Kız daha 18 yaşında ve okadar da sexy ki, olamaz! Kayınçomun karısını, daha ilk gördüğümde içim gitmişti. Armudun iyisini ayılar yer lafı nekadar da isabetli. Kayınçomun karısı benden yaşça çok küçük olmasına rağmen kendisine yenge diye hitap ederim, kendisi de bana enişte der. Aileden gelen bir alışkanlık işte. Burada da kendisinden bahsederken yenge diye bahsedecem. Yengemi nezaman görsem, aklımdan hep munzur munzur şeyler geçiyordu: Acaba kayınçom yengemi iyi sikebiliyor mu, yengemi tatmin edebiliyor mu, hangi pozisyonda sikişiyorlar, haftada kaç kere sikişiyorlar, yengemin amını yalıyor mu, yengemin amı kıllı mı traşlı mi, yengem kayınçonun sikini yalıyor mu, sikişirken fantazileri neler, kayınço yengemi götten sikiyor mu?, şeklinde şeyler işte. Sonra da kendi kendime: Yok yaa, kayınço safın teki, sikemiyordur. Sikse bile iyi sikemiyordur. Kayınçoda am yalayacak tip de yok. Kayınçoda fantazi falan da yoktur kesin, bildiğin düz sikişten başka bir şeye kafası çalışmaz, şeklinde cevaplar veriyordum.

Bazen de, aklımdan: Ulan benim elime bi geçecek ki öyle cillop gibi bir kız, nasıl sikerim valla, her yerini yalarım yutarım, yerim bitiririm, amını götünü bir ederim, yarrağa doyururum, gibi düşünceler geçirirdim. Hatta ve hatta bazen kendi karımla sikişirken, sanki yengemi sikiyormuşum gibi sikiyordum karımı. Zamanla bu bende saplantı haline geldi, yengemi sikme düşüncesinden bir türlü kurtulamıyordum. Günler haftalar bu şekilde geçerken, karşıma hiç uygun bir fırsat çıkmadı. Yengemle bir an olsun yalnız kalamıyordum ki sikmek için girişimde bulunayım. Ya onlar karı koca bize geliyorlardı, yada biz onlara karı koca gidiyorduk. Baktım olmuyor, fırsat çıkmasına kendim yardım etmeliyim diye düşündüm. Yengemi bizim evde sikmeye karar verdim.

Kayınçom ayda dört gece Nachtdienst’e gidiyordu ve yengem evde yalnız kalıyordu. Fakat ben karım yüzünden geceleri dışarı çıkamıyordum, hele hele sabaha kadar dışarda kalmam mümkün değildi. Evet yengemi siksem siksem anca bizim evde sikebilirdim. Kayınçomun yine Nachtdienst’i olduğu gün onları bize davet edecektim, ve kayınçom gece Nachtdienst’e gidince yengemin bizde yatmasını sağlayacaktım. Bunu sağladıktan sonra da Plan B’yi uygulayacaktım! En uygun çözüm buydu, yengemi sikebilmenin başka alternatifi yoktu. Kayınçoya telefon açtım ve planladığım gibi, birdahaki Nachtdienst’inin olacağı akşama ikisini bize yemeğe davet ettim, yengemin de bizde kalabileceğini söyledim. Kayınçom hemen kabul etti, “Ben yokken eşimin sizde kalması çok iyi olur, evde yalnız kalması beni zaten huzursuz ediyordu. Sağol enişte.” dedi ve çok sevindi.

Şimdi sıra Plan B’ye geldi. Bize gelecekleri gün erkenden gittim uyku hapı ile azdırıcı damla aldım mutfağa sakladım. Kayınçomla yengem akşam yemek vakti geldiler. Hep birlikte akşam yemeği yedik. Yemekten sonra, saat 10 gibi kayınçom Nachtdienst’e gitti. Karımla yengem işlerini bitirdiler, çay demlediler, oturduk biraz televizyon seyrettik. TV’de pek seyredilecek birşey yoktu, isterlerse bir DVD koyup seyredebileceğimizi önerdim. Kabul ettiler. Evde birkaç tane komedi ve romantik filim vardı, hepsini yengeme verdim, “Sen misafirsin, seç birini de koyayım.” dedim. Yengem romantik filimlerden birini seçti ve “Bunu seyredelim mi?” dedi. O filmi karımla birlikte iki kez izlemiştik, yine de “Olur seyredelim.” dedik. Koydum filmi ve seyretmeye başladık. Karım yengeme “Sen yabancı değilsin, ben pijamalarımı giyecem. İstersen sen de giy, rahat olur.” dedi. Yengem “Ben yanımda sadece gecelik getirmiştim.” dedi. Karım da “Giy giy, aramızda yabancı yok, eniştenden çekinmene gerek yok.” dedi.

Karımla yengem üzerlerini değiştirmeye gittiler. Birkaç dakika sonra karım pijamasını giyinip geldi, yanıma oturdu. Ardından yengem üzerini değiştirip geldiğnde gözlerime inanamadım. Olamaz yaaa! Yengemin üzerinde şarap renkli ipek bir gecelik, boyu dizlerinin üstünde, ip gibi ince askılı, yakası oldukça açık, içinde sütyen yok, nerdeyse o süt gibi beyaz memeleri dışarı fırlayacak. Sol göğsünde, pençesini kaldırmış bir kaplan dövmesi! Gözüm bir an kalçalarına kaydı, geceliğin altında tanga külot olduğu hemen belli oluyordu. Karım huylanmasın diye bakışlarımı hemen oynayan filme çevirdim. Az önce gördüklerim aklımdan çıkmıyordu. Kimin aklına gelirdi bizim saf kayınçonun öyle her tarafından seks fışkıran bir kızla evleneceği. Kızın heryerinden seks akıyor be. İlik gibi bir kız. Nebiçim sikilir valla.

O sırada yengem “Olmadı ama enişte, sende rahat birşeyler giymezssen ben rahat edemiyecem.” dedi. Karım “Hadi sende değiştir üzerini, kız haklı.” deyince “Peki.” deyip gittim tişörtle şort giydim geldim. Oturmadan “Ben bira içecem, sizler ne içmek istersiniz?” diye sordum. Karım sıcak süt, yengem de şekersiz nescafe istedi. Mutfakta, karımın sütüne uyku hapı, yengemin nescafesine de azdırıcı damla koydum ve getirdim. İçeceklerimizi içtikten on onbeş dakika sonra karımın uykusu geldi, esnemeye başladı, “Ay uykum geldi resmen, ben yatmaya gidiyorum, siz seyredin.” dedi ve gitti. Kaldık yengemle başbaşa! Azdırıcı ilaç etkisini nezaman gösterecek diye bekliyordum. Çok geçmeden yengemi sanki ateş basmaya başladı. Koltukta oturuşu falan değişti, dizlerini karnına doğru çekince geceliği toplandı ve tanga külodu göründü. Bir kısmı amının yarığına girmişti.

Bakışlarımın yengemin amına kaydığını yengem de farkediyor, fakat toparlanmıyordu. Manzarayı görünce benim yarrak durur mu? Yarrağım şortumun içinde kol gibi oldu! Şortum kasmaya başladı, ister istemez şortumun üzerinden yarrağımı düzelttim ortaya yatırdım, değilse şortun paçasından dışarı çıkacaktı. Yengem de bu hareketimi kaçırmadı tabi, filmi bıraktı yarrağıma bakmaya başladı. Oturduğu koltukta rahat değilmiş gibi yapıyordu durmadan. Sonunda “Enişte yanına oturabilirmiyim? Bu koltuk pek rahat değil.” diye sordu. “Tabi ki!” dedim. Kalktı, biraz önce benim yarrağımı düzelttiğim gibi, o da tangasını düzeltti ve gülerek “Olmadık yerlerime kaçıyor durmadan.” dedi, yanıma geldi oturdu. “Aslında evde külot giymem hiç, hep külotsuz dolaşırım evde.” dedi. Ben hemen “Aşkolsun yenge, burası senin evin sayılır, gönlünce davran. Ben bi lavaboya gidip gelcem.” dedim ve kalktım.

Lavabo bahaneydi, yatak odasına karım uyuyor mu diye bakmaya gittim. Evet karım mışıl mışıl uyuyordu. Yinede birkaç kez “Karıcığım, karıcığım.” diye seslenip dürttüm, tepki vermedi. Salona döndüğümde yengem külodunu çıkarmış, kasıtlı olarak az önce benim oturduğum yere koymuş, ve yine dizleri karnına çekik bir şekilde oturuyordu. Yerime geçmek için yaklaşınca yengemin amı net bir biçimde görünüyordu. Yeni traş edilmiş, küçücük bir am. Amının yukarı kısmında süs mahiyetinde biraz kıl bırakmış, ve bir de “Love Me!” yazan bir dövme vardı! O anda yengemin çok azgın bir kadın olduğu ve kayınçomun da ne yaparsa yapsın yengemi asla zapt edemiyeceği hükmüne vardım. Aslında böyle bir kadını sikmek için azdırıcıya falan gerek yoktu bile diye düşündüm. Oturacağım yerde duran külodu elime aldım, oturdum. Oturduktan sonra külodu düzeltip dizimin üstüne koydum ve “Çok zevklisin.” dedim.

“Teşekkür ederim enişte de senin gibi takdir edecek adam nerdee…” dedi. “Aslan gibi kocan var ya işte, takdir etmiyor mu?” dedim. “Yok yaa enişte, kocamdan olsa olsa pısırık bir kedi olur anca. Evlendiğimizde dövmelerimi ilk gördüğünde ‘Bunlar ne be?’ diye mal mal baktı. Fantazi çamaşır alıyorum, ‘Bunlara mı para veriyorsun?’ diye dudak büküyor. Süs bırakıyorum, ‘Amını iyi traş edememişsin, kıl kalmış.’ diye moralimi bozuyor.” dedi. Olay kendiliğinden istediğim yönde ilerliyordu, “Şu dövmelerine bir bakayım hele.” dedim. Yengem hemen geceliğinin askılarını omzundan düşürdü ve o kartopu gibi beyaz memeleri ortaya çıktı. Dövmenin olduğu göğsünü alttan eline alarak hafif kaldırdı ve sanki ağzıma verecekmiş gibi bana doğru yaklaştırdı. “Biri bu, kaplan dövmesi. Nasıl? Beğendin mi enişte?” dedi. Ben dövmeye bakmıyordum bile, gözlerim fındık gibi sertleşmiş meme uçlarındaydı.

“Dedim ya zevkli bir kadınsın. Çok güzel bir dövme, aynı canlı gibi, sanki dokunacak kişiye saldıracakmış gibi duruyor.” dedim. “Yok yok, saldırmaz, dokun istersen.” dedi. İcraata geçme zamanı çoktan gelmişti. Önce parmaklarımla dövmesine dokundum, “Çok şeker yaaa, biraz seveyim.” deyip dövmedeki kaplanı sever gibi yapıp göğsünü okşadım. Sonra memesinin ucuyla oynayarak, “Öteki dövmeni de göstersene.” deyince yengem bacaklarını ayırdı. Ben “Bu daha da şekermiş.” deyip, memesini bıraktım, yengemin amındaki dövmeyle ve şerit şeklinde bıraktığı kıllarla ilgilendim. Yengem, “Kocamın hoşuna gideceğini bilsem, burama da piercing taktıracam.” deyip amının dudaklarını araladı ve klitorisine dokundu. “İşte tam buraya.” deyip klitorisini parmaklarının arasına aldı ve okşamaya başladı. Bu arada heyecandan boğazım kurudu, yutkunamıyordum bile. Benim yarrak da iyice kazık gibi oldu, nerdeyse şortumu parçalayacaktı.

Kalktım ve yengemin bacak arasına diz çöktüm. Yengemin elini klitorisinden çektim ve klitorisine dilimi dayadım, yalamaya başladım. Yengem “Ohhhh enişteee…” diyerek kollarını yana, kafasını da arkaya attı. Ben klitorisini yaladıkça yengem de amını hafifçe yukarı kaldırıyor, amını yalamamı istiyordu. Amının dudaklarını sırayla ağzıma alıp içime çekiyordum. Küçük amının küçücük deliğinden sular akmaya başlamıştı bile. Amının dudaklarını bırakıp amından süzülen suları yalamaya başladım. Dilimi amının daracık deliğine sokup çıkardıkça, yengem amını dilime doğru daha da bastırıyordu. Dilim amının girebildiği en derin yerine kadar giriyordu şimdi. Sonra iki eliyle saçlarımı tutarak kafamı hızlı hızlı, ileri geri hareket ettirmeye başladı. Yengem sanki amıyla dilimi sikiyordu. Sonra birden yavaşladı ve çırpınarak orgazm oldu. Ağzımı dayadım ve amından çıkan suların hepsini içtim.

Yengem birkaç saniye daha çırpındıktan sonra doğruldu, benim ayağa kalkmamı istedi. “Yarağını yalamak istiyorum enişte!” dedi. Şortumu indirdi, eliyle yarrağımı taşşaklarımla birlikte dibinden kavradıktan sonra yarrağımın kafasını yalamaya başladı. Taşşaklarımı sıkıyor, yarrağımı yarısına kadar ağzına sokuyor ve emiyordu. “Çok tatlı yarrağın var enişte, saatlerce yalayabilirim.” diyordu. Yengem öyle diyordu da, ben fazla dayanamıyacaktım, boşalmak üzereydim, yengemi hayal kırıklığına uğratacaktım. Zor durumdaydım, boşalsam rezil olacaktım. Boşalmama ramak kala yarrağımı yengemin ağzından çektim, “Yenge bisaniye dur, lavaboya gitmem lazım.” dedim. Yengem niyetimi anlamıştı, “Tuvalete gidip 31 çekeceksin değil mi? Yok öyle yağma! Ağzıma boşalmanı istiyorum, döllerini yutmak istiyorum!” deyip yarrağımı kavrayıp tekrar ağzına aldı ve emdi. Bir iki saniye zor tuttum kendimi, yengemin ağzına boşaldım!

Yengem döllerimi yalayıp yuttuktan sonra “Enişte yatakta devam edelim hadi.” deyince kendisi için hazırlanan odaya geçmeye karar verdik. Yengem odasına girerken, ben de bi koşu karıma bakmaya gittim. Karım öyle derin uyuyordu ki götünde pireler uçuşuyordu. Yengemin odasına girdiğimde yengem geceliğini çıkarmış, ayakta beni bekliyordu. Hemen soyundum ve ayakta öpüşmeye başladık. Yengemin boynunu, memelerini, meme uçlarını yalayıp emiyordum. Her yerini dişlemek istiyordum, yengem “Morartma aşkım, kocam şüphelenmesin.” diye uyardı beni. “Tamam aşkım.” dedim ve öpüşmeye devam ettik. Ellerimi de arkasına attım, kalçalarını yoğuruyordum. Yengem de elini yarağıma atıp sıvazlayınca, benim yarrak yavaş yavaş dikelmeye başladı. Yengem “Uzan aşkım.” deyip beni sırtüstü yatağa yatırdı. Kendisi de amı ağzıma gelecek şekilde, 69 pozisyonunda, üzerime çıktı.

Yengem benim yarrağımı yiyecek gibi somuruyor, ben de delicesine yengemin amını yalıyorum ve kalçalarını üfeliyorum. Yengemin götüne parmağımı sokunca, yengem “Merak etme aşkım, birazdan götümü de sikeceksin, sırada şimdi amım var!” dedi ve kalktı, Jokey pozisyonuna geçti, yavaşça yarrağıma oturdu. Bir türlü kabul etmek istemiyordum, fakat sanki yengem sikişmeyi benden iyi biliyordu. Profesyonel bir orospu gibi sikişiyordu, işi çok iyi biliyordu. Beni boşaltmadan kendisi müthiş bir şekilde boşaldı, orgazm oldu. Şaşkınlığım gittikçe hayranlığa dönüşüyordu. Yengem bu şekil sikişmeyi bizim saf kayınçodan öğrenmiş olamazdı, hiç mümkünatı yok! Bunlarla şimdi kafa yormanın sırası değildi, kendimi sikişe konsantre etmem ve zevk almaya bakmam gerekiyordu. Yengem sikimin üzerinden kalktı, yüzüme oturur gibi amını ağzıma dayadı ve bana amını, amının sularını yalattı.

Sonra yüzümden kalktı, yarrağımı yalayarak ıslattı ve “Kalk aşkım, sıra götüme geldi!” dedi. Yüzünü yatağın kenarına koyarak, halının üstünde domaldı. Eline tükürerek, parmaklarıyla tükürüğünü götünün deliğine sıvadı. İki elini arkaya atarak götünün yanaklarını yanlara ayırdı ve “Hadi aşkım, sik götümü!” dedi. Hemen yengemin arkasına geçtim, sikimi tutarak, kafasını göt deliğine soktum. Ben yengeme acı vermemek için çok dikkatli ve yavaş hareket etmeyi düşünüyordum. Fakat yengem, daha sikimin kafası götüne girer girmez, kendini geriye ittiriverdi. Bir seferde ne var ne yok hepsini almıştı içine. Yarrağım içinde, götüyle daireler çiziyordu. Sonra ileri geri salınmaya başladı. Yengemi belinden tuttum ve bende yengemin tersine ileri geri yapmaya başladım. Yengem götünü ileri çekince bende sikimi geri çekiyordum. Sonra yengem götünü arkaya getirince, bende sikimi ileri bastırıyordum.

Yengemle okadar muntazam bir ritim yakalamıştık ki, daha önce hiç kimseyle böylesine ritmik bir şekilde sikişmemiştim. Yirmi dakikaya yakın bu ritimde yengemin götünü siktim. Sonra ikimiz aynı anda hızlandık. Yengemin kalçaları kasıklarıma sert sert vurdukça, kasıklarım ve taşaklarım ağrımaya başladı. Yengem “Boşalacağın zaman haber ver aşkım.” dedi. “Tamam hayatım.” deyip yengemin götünü sikmeye devam ettim. Yengemin götünü sikerken aldığım zevk müthişti, fakat aynı zamanda da içimde bir burukluk vardı. Yengemin her halinden belliydi, yengemin götünü ilk siken erkek ben değildim. Yengemin götünü siken ilk erkek kayınçom da olamazdı. Bu arada boşalmak üzereydim, yengeme “Boşalacam hayatım.” dedim. Yengem “Dur boşalma daha.” deyip yarağımı götünden çıkardığı gibi ağzına aldı ve emmeye başladı. Yarrağımı emerken de kafasını yukarı aşağı sallayarak, boşalabileceğimi belirtiyordu. Zaten yengem istese de istemese de boşalacaktım.

Yengemin ağzına öyle bir tazyikle boşaldım ki, nerdeyse spermlerimin tamamına yakını yengemin ta midesine kadar fışkırmıştır. Yengem damarlarımı kurutacakmış gibi emiyordu yarrağımı. Spermlerimin hepsini yalayıp yuttuktan sonra, “Harikaydın erkeğim!” dedi ve kalktı, öpüşmeye başladık. Ben de yengeme, “Asıl harika olan sensin aşkım, harika sikişiyorsun!” dedim. Yatakta birbirimize yarım saat kadar sarılıp uzandıktan sonra yengem, “Aşkım, şimdi karının yanına git yat, anlamasın. Bundan sonra bol bol sikişiriz.” dedi. “Tamam hayatım.” deyip yengemi öptüm ve banyoya gittim, duş aldım. Sonra da karımın yanına yatmaya gittim. Karım hala uyuyordu, uyanması da imkansız gibiydi. Karıma arkasından sarılarak, sanki yengeme sarılmışım gibi yattım uyudum.

Ertesi sabah kayınçom da geldi, hep birlikte kahvaltı yaptık. Kayınçom, karısının bizde kalmasına müsade ettim diye, bana teşekkür etti, “Sağol enişte, çok makbule geçti, gözüm arkada kalmadı.” dedi. Ben de “Ne önemi var kayınço, ev sizin. Nezaman istersen getir yengemi bizde kalsın.” dedim. Karım da “Tabi tabi, bundan sonra her Nachtdienst’in olduğunda mutlaka getir, bizde kalsın, getirmezsen darılırım valla.” diyerek beni destekledi. Yengemin ise ağzı var dili yok, sadece yüzünde küçük bir tebessüm. Ohh beee, herkes memnundu! Bundan sonra ayda enaz dört gece yengemi sikecektim. Hemde kendi evimde. Hemde yengemi kayınçom kendi elleriyle getirecekti. Hemde karım yan odada uyurken. Bundan sonra yengem yatılı geldiğinde tek yapmam gereken şey, sadece karımın içeceğine uyku hapı atmak olacak!

Nişanlımı Sikerken Başımıza Gelenler

Selam, ben Manisadan Şuayip. 21 yaşındayım ve Eskişehirde Üniversitede okuyorum. Yurtta kalıyorum. Okulumun bitmesine daha bir yıl var. Geçen sene bizim bölümün alt sınıflarından, 18 yaşında Zonguldaklı bir kızla tanıştım. Kısa sürede birbirimize aşık olduk. Çok geçmeden ailelerimizi araya koyduk ve nişanlandık. Nişanlım da benim gibi yurtta kalıyordu. Nişanlımın okulu bitince evlenecektik. Nişanlımla ders saatleri dışında sürekli el-ele dolaşır ve ıssız bir köşe bulduk mu da sarmaş dolaş olur, öpüşür, elleşirdik. Birbirimizi okadar çok arzuluyorduk ki, gece yurdun kapıları kapanacağında ayrılmayı hiç istemezdik. Aslında bir evde kalsaydık, kesin sikişirdik, fakat malesef o imkanımız yoktu. İşin kötü tarafı, her geçen gün daha da azıyorduk, bir an önce sikişmek istiyorduk. Artık öpüşmek elleşmek kesmiyordu. Geceleri vedalaşırken birbirimizi daha da azdırıcı şeyler söylüyorduk. Ben nişanlıma “Amını sikmek istiyorum.” gibi şeyler söylerken, nişanlım da “Bende senin yarağını yalamak istiyorum, beni sikmeni istiyorum.” diyerek ayrılıp, yurtlarımıza
giriyorduk.

İş artık öyle bir hale gelmişti ki, nişanlıma sürekli kısa etek giydiriyordum ve sinemada, servis otobüsünde, en arkalarda, parkta falan en sakin yerlerde elimi eteğinin altına sokup nişanlımın amını parmaklıyordum. Bir akşam nasıl yağmur yağıyor, yurdun etrafında kimseler yok. O yağmurda yurdun arkasına dolaştık ve çam ağacının altında çıkardım yarağımı ve nişanlımın ağzına verdim. Nişanlım yarağımı yalarken, birisi görecek, yakalanacağız korkusundan dört, beş saniyede nişanlımın ağzına boşaldım. İkimizde yağmurdan sırılsıklam olmuştuk ve nişanlım soğuktan titriyordu. Üşütüp hasta olmasından endişelendim, hemen toparlandık, nişanlım ağzına yüzüne bulaşan spermlerimi selpakla sildi ve yurtlarımıza gittik.

Yağmur üç gün boyunca sürdü. Tabii biz ertesi akşam da yine yurdun arkasında o çam ağacının altındayız. Nişanlıma bu sefer amına sürtüp boşalmak istediğimi söylemiştim. Nişanlım külodunu hafifçe aşağı sıyırdı, ben de yarağımı çıkardım ve arkadan nişanlımın amına sürtmeye başladım. Bir iki sürtmeden sonra nişanlımın amı sulanmış ve iyice kayganlaşmıştı. Yarağımın kafası nişanlımın amına nerdeyse girecek gibi oluyordu. Nişanlımın kızlığını bozmamaya özen gösteriyordum. Amının deliğine değdirip çekiyordum. Bir ara fazla soktum gibi hissettim, hemen çektim ve durakladım. Nişanlım “Niye durdun, devam et sürtmeye.” deyince ben bir iki kez daha sürttüm ve nişanlım sarsılmaya başladı. Nişanlım orgazm oluyordu. O heyecanla ben de amının dudakları arasına boşaldım.

Hemen toparlanıp yurdun yolunu tutarken nişanlım gibi bende titriyordum, fakat busefer yağmurdan ve soğuktan değil, aldığımz zevkten ve heyecandan titriyorduk. Yurdun önünde öpüşüp vedalaştık, o kız yurduna ben erkek yurduna. Aradan on dakika geçmeden nişanlımdan telefon geldi: “Aşkım galiba kızlık zarım bozuldu, tuvalete girdiğimde külodum kan içerisinde idi.” dedi. Ben şok olmuştum. Amına sürterken nişanlımın kızlığına özellikle dikkat etmiştim oysa. Kendisini telefonda tesselli edip, nasıl olsa okulu bitince evleneceğimizi söyledikten sonra yarın konuşmak üzere telefonu kapattım. Doğru tuvalete gittim, evet benim külodum da kanlı idi. Vay anasını yaaaa, işe bak! Nişanlımın amını doğru dürüst sikemeden, kızlığını bozmak keyfimi kaçırmıştı. O gece bir evin olmayışına lanetler okuya okuya yattım uyudum.

Ertesi gün dersten sonra nişanlımla buluştum. Nişanlıma, ‘daha fazla dayanamadığımı ve kendisini adam gibi sikmek istediğimi’ söyledim. Nasıl olsa kızlığı bozulmuştu ve nasıl olsa ilerde evlenecektik, “Bari tadını çıkara çıkara sikişelim!” dedim. Nişanlım da sikişmek için can atıyordu fakat sikişecek yer yoktu anasını satayım. Sonunda bir otele gitmeye karar verdik. Bizim yerimize yurtta kalan arkadaşlar yoklama defterine imza atacaklardı, ben de nişanlımla bir otele gidip sikişecektik. İmza atacak arkadaşları ayarladık ve doğru otel aramaya gittik. Öğrenciyiz, bütçemiz belli, ucuz otel aradık. Bulduğumuz ucuz oteller güven vermeyince mecbur kaldık pahalı lüks bir otele gitmeye. Kimse anlamasın diye iki ayrı oda kiraladık ve çıktık yukarı.

Koridorda kimsenin olmadığından emin olduktan sonra direk benim odaya girdik. Kapıyı kapadığımızda ikimizde heyecandan ölecek gibiydik. Kapının arkasında birbirimize sarıldık ve birkaç dakika, nefes alışımızın düzelmesini bekledik. Kalp atışlarımız normale dönünce öpüşmeye başladık. Her saniyenin tadını çıkarıyorduk, ertesi gün saat 12:00 ye kadar oda bizimdi. Nişanlımı soyup yatağa uzattıktan sonra bende soyundum ve direk nişanlımın kaymak gibi parlak amına yumuldum. Nişanlımın amını nasıl yalıyorum, aynı deli gibi, “Sikecem şimdi senin bu tazecik amını aşkım.” diyordum. Nişanlım gözlerini kapatmış amının yalanmasının tadını çıkarıyordu. Amının dudaklarını ağzıma alıyordum, dilimi amının deliğine sokup, klitorisini emiyordum. Nişanlım çırpına çırpına orgazm olmuştu. “Yeter!” diye inleyince, amını yalamayı bıraktım.

Kalktım ve taş gibi olmuş yarağımı nişanlımın ağzına verdim. Nişanlım yarağımı yalarken, ben hepsini ağzına sokmaya çalışıyordum. Nişanlım da hepsini ağzına alabilmek için çabalıyordu fakat olmuyordu, nefes alamıyordu ve gözlerinden yaşlar geliyordu. Ben saçlarından tutup, yarrağımı gırtlağına ittirdikçe nişanlım kusacak gibi oluyordu. Nişanlım yarrağımı ağzından çıkararak, “Dur bi saniye.” dedi, hemen banyoya koştu ve kustu. Temizlenip geldiğinde “Sikişelim mi artık aşkım?” dedi. “Derhal aşkım!” deyip yatırdım yatağa ve bacaklarını ayırdım nişanlımın. Üfff be, tazecik amcık karşımda duruyordu, yeme de yanında yat! Amının dudaklarını ayırıp yarrağımın kafasını amının deliğine dayadım, “Hazır mısın aşkım?” dedim. Nişanlımın “Evet aşkım, sik beni!” demesiyle yarrağımı yavaş yavaş ittirmeye başladım.

Yarrağım tamamen girdiğinde amı yarrağımı mengene gibi kıstırıyordu ve fırın gibi yanıyordu. Nişanlımla kenetlenmiştik ve nişanlım beni sıkıca kendine çekiyor, adeta bırakmak istemiyordu. Buna rağmen yarrağımı amının içine oynatmaya başladım. Bir iki cm çekip geri sokuyordum. Nişanlımın amı yarrağıma iyice alışınca artık tamamını çekip tekrar sokmaya başladım. Nişanlımın bacaklarını omuzuma alıp iyice köklemeye başladım. Nişanlımın amı iyice sulanınca ben daha da hızlandım. Nişanlım yeniden orgazm oluyordu, fakat nedense bunu bana belli etmek yerine gözlerini kapatıp, dudaklarını ısırıyordu. Altımda titremeye sarsılmaya başlayınca ve amının sıvıları yarrağımı iyice ıslatınca ben de boşalmak üzereydim. Bir iki kez daha çıkarıp soktum ve sonunda amının üzerine boşaldım. Bir süre heryerimiz yapış yapış birbirimize sarılıp uzandıktan sonra banyo yaptık. Ertesi gün odayı terk edeceğimiz saate kadar, en azından dört beş posta daha siktim nişanlımı.

Ertesi günlerde tadı damağımızdaydı, fakat paramız bitmişti, ikinci bir kez otele gidemedik. Azdık kudurduk, sikişmek istedik, fakat yine aynı problem: yer yok, para yok! Havanın güzel olduğu bir haftasonu nişanlımla sikişmek için ‘Odunluk’ tepesi denen ormanlık yere gitmeye karar verdik. Taa tepeye kadar çıktık, tel örgüleri falan geçtik. Ormanda yarım saat kadar gezdikten, ve etrafta kimsenin olmadığından emin olduktan sonra, bir ağacın altına montumu serdim ve oturduk. Biraz daha etrafı kolaçan ettikten sonra öpüşmeye başladık. Nişanlımın eteğini yukarı toplayıp, bacağından külodunu çıkardım. Kendi pantolonumu külodumla birlikte dizime kadar indirip, nişanlımın amını sikmeye başladım. Nişanlım “Dur bi saniye, bir ses duydum, çıtırtı geldi bir yerden.” dedi. Durdum, hafif doğruldum, gerçekten ben de bir çıtırtı duydum. Sağa sola bakındım, üç dört metre ilerimizde, kuru ağaç dallarının üzerinde bir kaplumbağa yürüyor ve o çıtırdama sesini çıkarıyordu.

Nişanlıma kaplumbağayı gösterdikten ve telaşlanacak birşey olmadığını söyledikten sonra, nişanlımı sikmeye devam ettim. Fakat kaplumbağa yüzünden yüreğimiz ağzımıza gelmişti, ya gerçekten birisi olsaydı diye ikimiz de acaip korkmuştuk. Sikişimizi bir an önce tamamlayıp gitmeye karar verdikten sonra, nişanlımı hızlı hızlı siktim ve amının üzerine boşaldım. Nişanlım çantasından selpak aldı ve amının üzerindeki spermlerimi temizlemeye başladı. Ben sikimi temizlemeden hemen külodumu ve pantolonumu çektim. Nişanlım “Küloduma uzanırmısın aşkım.” dedi. “Tabi aşkım.” deyip nişanlımın külodunu almak için ayağa kalktım. Arkamı döndüğümde ise nutkum tutuldu, dondum kaldım. Bir iki saniye sonra nişanlım sanki hortlak görmüş gibi bağırmaya başladı. Ormanın bekçisi, pantolonun üzerinden yarağını sıvazlayarak hemen arkamızda duruyordu!

Bekçi bizim şaşkınlığımızdan istifade ederek, hemen nişanlımın külodunu aldı cebine koydu ve “Haydin, yürüyün, düşün önüme karakola gidiyoruz, zabıt tutulacak!” dedi. İşte o anda korkudan altıma edecektim. Bekçiden nişanlımın külodunu geri vermesini istedim. Bekçi ise “Nişanlının külodu mahkemede kanıt olacak. Umuma açık mesire yerinde genel ahlaka aykırı davranmaktan savcılığa verileceksiniz!” dedi ve nişanlımın külodu yetmiyormuş gibi, kimliklerimizi de aldı. Durum gittikçe berbatlaşıyordu. Bekçiye yalvarmaya başladık, “Abi biz öğrenciyiz, yapma etme, üstelik nişanlıyız, okul bitince evlenecez, yapma nolur.” dedik. Bekçi insafa geleceği yerde bizi daha da korkutmaya başladı: “Daha durun hele, sizi daha okuldan atacaklar, ailelerinize haber verecekler, mahkemeye çıkacaksınız, gazetelere çıkacaksınız!” dedi. Boku tam yemiştik!

Bekçinin anlattığı şeyler olursa, benim de nişanlımın da hayatı sönecekti. Tam çıkmazdaydık. Ne olursa olsun o anlattığı şeylerin gerçekleşmesini engellemiz lazımdı, “Abi yalvarırım karakola götürme, ne istersen yaparız, kulun kölen olayım götürme.” dedik. Bekçi durakladı ve nişanlıma dönerek “Ne istersem yaparmısın?” diye sordu. Nişanlım da “Hı hı, ne istersen, söz!” dedi. Bekçi “Bak şimdi durumlar değişti!” dedi ve fermuarını açtı, kıllı yarağını çıkardı ve nişanlıma “Ağzına al bakalım, yala!” dedi. Bekçinin böyle birşey isteyeceği aklımın ucundan dahi geçmezdi, şok olmuştum. Nişanlım da “Asla yapmam!” deyince, bekçi “Yürüyün lan karakola!” dedi. Nişanlımı ikna etmek bana düştü, “Aşkım, hayatım, yapıver, şunun şurasında iki dakika yalayacaksın, iki dakika sonra kurtulacaz, bitecek herşey.” dedim.

Nişanlım ağlaya ağlaya bekçinin önüne diz çöktü, gözlerini kapadı ve istemeye istemeye bekçinin kıllı yarağını yalamaya başladı. Bana da nişanlımın saçlarını okşayarak tesseli etmek ve bekçinin yarağını yalamasını izlemek düştü. Nişanlım bekçinin kıllı yarağından iğreniyordu. Ben “Abi yetmez mi bukadar? Bırak gidelim artık.” deyince, bekçi iyice sinirlendi, “Bu kadar ucuza kurtulacağınızı mı sandınız, sikmeden bırakırmıyım!” dedi. Nişanlım hemen kalktı “Siktirmem! Beni sikmesine izin verme!” deyip ağlayarak arkama saklanmaya çalıştı. Bekçi daha da sinirlendi, “Orospu, yalamam dedin yaladın, bi yerin mi eksildi. Gel şuraya, bi kere sikip bırakacam!” deyip nişanlımı kolundan tuttu, zorla ağacın birine domalttı ve arkasına geçti. Nişanlım her nekadar “Hayır! Yapma!” dese de, ağlasa ve çırpınsa da, bekçi bir eliyle nişanlımı ensesinden tutup bastırıyor, doğrulmasına izin vermiyor, diğer eliyle de sikini nişanlımın eteğinin altından yerleştirmeye çalışıyordu.

Ben bekçinin kolundan tuttum, “Abi yapma nolur, bırak gidelim.” diye yalvardım. Bekçi “Sikmezsem karakola götürürüm, zina yapmak suçundan damgalanır, rezil olursunuz!” dedi ve ekledi: “Kızın başını tut da bitsin bu iş!” dedi. Nişanlımın ensesine bastırma işini bana bıraktıktan sonra, nişanlımın eteğini yukarı topladı. Nişanlım siktirmemek için durmadan debeleniyordu. Mecbur kaldım nişanlımın kafasını bacaklarımın arasına aldım, uzun eşşek oynar gibi. Bekçi iki eliyle nişanlımın kalçalarını yanlara ayırdı ve aşağıdan yukarıya doğru, bir kaç kere amını ve götünün deliğini yaladı. Sonra eline tükürüp yarağının başını sıvazladı ve nişanlımın amına geçirdi. Yarrağı tamamen girdikten sonra bekçi nişanlımın belinden iki eliyle sıkıca kavradı ve kendine çeke çeke nişanlımın amını sikmeye başladı. Nişanlımın sesi soluğu kesilmişti, sadece bekçinin yarağını her köklemesinde “Iııhhh, I-ııhhhh…” diye sesler geliyor ve bacaklarıma daha sıkı bir şekilde tutunuyordu.

Çaresizce bekçinin nişanlımın amını sikmesini izlerken, bekçinin de gözleri kaymaya başladı. Ben içimden, biryandan, bekçi az sonra boşalacak ve bu iş bitecek, gideceğiz diye seviniyordum, bir yandan da bari nişanlımın amının içine boşalmasa diye telaş ediyordum. Bekçinin yarağı “Plöpf” diye bir ses çıkararak nişanlımın amından çıktı. Bekçi sikinin kafasını tekrar tükürükle ıslatıp, benim bön bön bakışlarımın eşliğinde, nişanlımın daha benim bile sikmediğim göt deliğine sokuverdi! Nişanlımdan “Yandım anaaaam!” diye bir haykırış çıktı. Ben ağzım açık bakakaldım. Bekçi ise parçalarcasına nişanlımın götünü sikmeye devam etti. Nişanlımın dermanı tükenmişti ve dizlerinin titrediğini ben bile hissedebiliyordum. Bekçi nişanlımın götünü kaç dakika sikti bilmiyorum, ama sonunda vahşi bir hayvan gibi hırlayarak, nişanlımın götünün içine boşaldı.

Şu işe bak amına koyayım, bekçi nişanlımın amını götünü sikti ve rahat sikmesi için nişanlımın başını ben tuttum. İş nerden nereye bu hale geldi! Ne yapacağımı bilmez bir şekilde yaşadığımız bu olayı hazmetmeye çalışıyordum. O esnada bekçinin yarağını nişanlımın götünden çekmesiyle nişanlımın götünden osurukla birlikte, bekçinin spermleriyle karışık kan püskürdü. Nişanlım sanki bir un çuvalı gibi yere yığıldı kaldı. Ben nişanlımı ayağa kaldırmaya çalışırken bekçi fermuarını kapadı, bana kimliklerimizi geri verdi ve “Hadi kaybolun, bidaha da buralarda görünmeyin!” diye de tembihledi ve uzaklaştı. Bekçiden nişanlımın külodunu isteme cesaretini bile kendimde bulamadım. Yaşadığımız kabus sonunda gerçekten bitmişti, fakat nişanlım da mahfolmuştu, ruh gibiydi. Yarım saat sonra yürüyecek duruma anca gelebildi. Yurdun yolunu tutarken ikimizin de ağzını bıçak açmıyordu.

Kız yurdunun önüne geldiğimizde, nişanlım bana hiç birşey söylemeden yurda girdi. Bu nişanlımı son görüşüm oldu! Birdaha benle ne görüştü nede telefonlarıma cevap verdi. Bir hafta sonra da hem yurttan hem de okuldan ayrılmış, memleketine dönmüş. Giderken de bir arkadaşıyla bana nişan yüzüğünü yollamış!

Kimseye anlatamadığım bu olayı burda itiraf etmek istedim!

Hoşçakalın,

Üvey Babam Annemi Sikerken İzledim

Merhabalar. Ben Wuppertal’dan Meral. Kendimden biraz bahsedeyim. Öğrenciyim, Gymnasium’a gidiyorum. 18 yaşıma daha yeni girdim. Saçlarım siyah, tenim beyaz. Boyum 1.67, 54 kilodayım. Göğüslerim fazla büyük değil, gerçeği söylemem gerekirse, okuldaki kızların göğüslerinden oldukça küçük. Bu yüzden sütyen takmıyorum. Zaten sütyen kullansam bile içine pamuk doldurmam gerekiyor. Kalçalarım fena sayılmaz, yani orta büyüklükte ve pürüzsüz. Banyo yapmayı çok severim, banyoda duşun altında saatlerce kalabilirim. Koltuk altımdaki kıllardan nefret ederim ve sürekli keserim. Amımın kıllarını ise, traştan sonra amımdan sivilce çıkıyor diye artık kesmiyorum, baya uzadılar. Banyo yaparken en çok amımın kıllarını şampuanlamayı severim, her yıkandığımda, sürekli amımın kıllarıyla ve amımla oynarım. Aileme gelince, babamın içki ve kumar alşkanlığı yüzünden, üç sene önce annemle babam boşandılar. Ben annemle kaldım. Annem 38 yaşında ve bakımlı bir kadın. Hemen hemen aynı boyda sayılırız. Tip olarak birbirimize çok benzesek de annem balıketli sayılır. Göbekli değil fakat göğüsleri ve kalçaları dolguncadır. Annem büyük bir marketler zincirinde, haftanın dört günü kasiyer olarak çalışıyor. Annem bundan iki ay önce, tanıdıkların ısrarı ve vasıtasıyla 46 yaşında bir erkekle tanıştı. Annem benim onayımı da alarak, geçen ay evlendiler. Yeni babamın kötü alışkanlıkları yoktu, bu yüzden kendisini öz babamdan daha çok sevdim. Yeni babamın kendine ait bir sebze meyve Grosshandel firması var.

O gün öğleden sonraya planlanan Praktischer unterricht dersimiz boş geçince, öğlen eve geldim. Annemin de izin günüydü, evde olmalıydı. Anahtarımla kapıyı açtığımda anmemlerin yatakodasındaki televizyondan çok ses geliyordu. Kapıyı kapatıp “Ben geldim.” dediğim halde cevap veren olmadı. Girişteki portmantoda üvey babamın paltosu da asılıydı. Annemle üvey babam geçenlerde yatakodasına yeni bir LCD televizyon ve DVD-Player almaktan bahsediyorlardı. Galiba aldılar ve test ediyorlar diye düşündüm. Annemlerin yatakodasına yaklaştığımda, televizyondan duyduğum sesler de netleşmişti, mutlaka porno filim olmalıydı. Benim dersimin boş geçip eve erkenden geleceğimi nerden bilebilirlerdi ki? Ben yokum diye annemle üvey babam porno seyrediyorlardı. Yatakodasının kapısı yarıya kadar açıktı, bir adım daha ilerlesem gizlice ne seyrettiklerini görebilecektim.

Öyle de yaptım, napıyım merakımı yenemedim, hayatımda hiç porno filim seyretmedim. Sessizce bir adım daha yaklaştım. Televizyonu göremiyordum, fakat gördüğüm manzara daha ilginçti! Annemle üvey babam yatakta çırıl çıplaktılar. Annem üvey babamın sikini okşuyor, üvey babam da annemin göğüslerini emiyordu. Şok olmuştum, hayatımda ilk defa bir sik görüyordum, o da üvey babamın sikiydi ve kocaman, kalınca bir şeydi. Sonra annem üvey babamın sikini ağzına alıp yalamaya başladı. Üvey babam annemi üzerine ters gelecek şekilde çevirdi ve başladı O da annemin amını yalamaya. Televizyondan da sürekli “Fick mich, fick mich!” sesleri, “Ahh, uhh, ohhh…” inlemeleri geliyordu. Yakalanma korkusundan ve duyduğum heyecandan başka birde anlatılmaz bir zevk alıyordum, annemle üvey babamı izlerken. Amım kabarmış ve sulanmıştı…

Annem üvey babama “Hadi aşkım amım yarrak istiyor, sik beni artık!” diyerek doğruldu ve üvey babamın sikini tutarak, ata biner gibi, sırtı kapıya dönük birşekilde sikinin üstüne oturdu. Annem üvey babamın sikinin üstünde gidip gidip geliyordu. Üvey babam öpüşmek için annemi kollarından tutup kendine doğru eğince, annemin amını ve üvey babamın girip çıkan sikini çok net bir şekilde görebiliyordum şimdi. Bu arada ise ben elimi eteğimin altına çoktan sokmuştum bile ve su gibi ıslanmış amımı okşuyordum. Annemin inlemeleri yükselmişti. Annem üvey babamın sikinin üstüne oturup kalkmalarını hızlandırdıkça, ben de buna paralel olarak amımı okşamayı hızlandırdım. Annemin bağırarak “Bittim ben, sende gel artık kocacığım.” demesiyle ben de titreyerek orgazm oldum. Külotum sırılsıklam olmuştu…

Annemle üvey babamın sikişmeleri bitti, yakalanmayım diye biran önce toparlanıp, sessizce evden çıkmayı düşünüyordum ki, üvey babam “Ben daha boşalamadım.” dedi. Annem de “Dur ohalde domalayım, geçenki gibi götümden sik!” dedi ve üvey babamın üstünden inerek, arkasını üvey babama dönerek yukarı kaldırdı ve yüzünü yastığa gömdü. Aslında çoktan uzaklaşmalıydım, her saniye yakalanma olasılığımı artırıyordu, fakat annemin götten sikilişini görme isteği ve merakı daha ağır basıyordu. Üvey babamın o kocaman kalın siki acaba annemin daracık göt deliğine nasıl girecekti. Evet bunu mutlaka görmeliydim! İçgüdüsel olarak, farkında olmadan yine elimi küloduma sokmuştum ve amımla oynuyordum.

Üvey babam yatağın başucunda duran, küçük şeffaf plastik şişeye uzandı, içindeki sıvıdan annemin göt deliğine biraz döküp yedirdikten sonra, kendi sikini de yağladı ve sikinin ucunu annemin götüne yavaş yavaş sokmaya başladı. İnanılmaz birşeydi, üvey babamın o kocaman kalın siki milim milim annemin götüne giriyordu. Ben heyecandan nefes dahi alamıyordum. Az sonra üvey babamın siki tamamen girmişti annemin götüne. Annem kafasını yastığa iyice gömmüş, acıdan mı zevkten mi pek anlamadım, garip garip sesler çıkarıyor, inliyor, sesi oynayan porno filimden çıkan seslerle karışıyordu. Üvey babam sikini ucuna kadar geri çekiyor ve tekrar hepsini birden sokuyordu annemin götüne. Üvey babam gittikçe hızlanmıştı. Bu arada ben de amımı okşamayı hızlandırmıştım. Annem üvey babama “Boşal artık!” diye bağırıyordu…

Üvey babam anneme “Az kaldı, birazdan boşalcam.” dedikten sonra, hiç beklemediğim birşey oldu! Üvey babam kafasını kapıya doğru çevirerek, parmağını dudağına götürdü ve bana (Sesini çıkarmadan izle, annenin haberi olmasın, anlamında) sus işareti yaptı, göz kırptı ve gülümsedi! Sonunda en çok korktuğum şey başıma gelmişti, annemle Üvey babamın sikişmelerini izlerken yakalanmıştım, üstelik elim amımda masturbasyon yaparken! Taş gibi donup kalmıştım, sanki olduğum yere çakılmıştım, ne yapacağımı bilmiyordum. Üvey babamla o bir iki saniye göz göze gelişimiz, bana sanki bir asır gibi gelmişti. Neyse ki üvey babam bakışlarını benden çekip yeniden annemi sikmeye odaklandı. Annemin götüne son bir iki hızlı girişten sonra “Geliyoruuummm…” diye bağırarak, sikini annemin götünden çıkardı ve annemin sırtına boşaldı. O manzarayı görünce ben de kendiliğimden orgazm oldum!

Üvey babam bir eliyle, sikinden daha gelmeye devam eden spermleri annemin sırtına sıvarken, diğer eliyle de bana (Sessizce git, kaybol!) işareti yaptı. Heyecandan kalbim 1500 atarak, sessizce toparlandım ve nefesimi tutarak evden çıktım. Nezaman ki evin dışındaydım ve kapıyı yavaşca kapadım, işte o an yeniden nefes alabildim. Hemen koşarak binadan uzaklaştım. Az ilerdeki parkta bir banka oturduğumda, zangır zangır titrediğimi farkettim. Az önce olanlar kafamdan filim şeridi gibi geçiyordu. Annemle üvey babamın sikişmesini gizlice izlerken iki kez orgazm olmuştum. Herşey iyi güzel de üvey babam benim farkıma nasıl varmıştı? En önemlisi üvey babamla olaylar bundan sonra nasıl gelişecekti? Ya anneme anlatırsa? Kafamda bunun gibi sorularla dışarda akşamı ettim. Akşam, hiç birşey olmamış gibi, sanki okuldan yeni geliyormuşum gibi, eve gitmeye karar verdim!

Eve gittiğimde neler olduğunu ve daha sonrasında olanları müsait bir zamanda anlatırım.

Şimdilik byeee…

Eniştemin Kız Kardeşini Sikmeye Doyamadım

Merhaba arkadaşlar, ismim Yılmaz, Almanyada yaşıyorum. Yaşım 36, uzun boylu, güzel fiziği olan bir erkeğim. Çevremdeki her kadının hayran kaldığı bir tipim var. Burdaki itirafları okurken, bende iki sene önce yaşadığım bir anımı sizlerle paylaşmak istedim. Eniştemin Azize isminde evli bir kız kardeşi var. Azize kapalı, fakat çok güzel ve bakımlı bir kadın. 31 yaşında ve 4 yıl önce evlenmiş. Evliliği iyi gitmeyen birisi olduğunu duyduğum günden beri Aziye’ye ilgim artmıştı. Hep Azize ile seks yapmayı hayal ediyordum. Artık öyle bir duruma geldim ki, Azizeyi gerçekten sikmek için elime geçen her fırsatı değerlendirmeye karar verdim. Birgün eniştemlere oturmaya gittiğimizde, Azize ve kocası da misafirliğe gelmiştiler. Ailece, hep birlikte yemek yedik çay içtik. Sonra biz erkekler sohbete başladık. Kadınlar mutfağa geçtiler, orda sohbet ediyorlardı. Ben bir ara tuvalete gittim. Tuvalet mutfağa çok yakın olduğu için kadınların konuşmalarını duyabiliyordum. Kadınlar kendi aralarında neler konuşuyor diye merak ettim ve sessizce dinlemeye başladım. Kadınlar Azizeye “Neden öyle mutsuzsun? Kocan fena bir insan değil.” diye sorduklarında, Azize de “Onu gelin bana sorun, bir kadın olarak benimde isteklerim var. 4 yıldan beri evliyiz, doğru dürüst seks yaşantımız olmadı. İlk gecenden beri, sadece iki dakika siker, sırtını döner ve uyur! Halbuki başka kadınlar kocalarıyla sabahlara kadar seks yaptıklarını anlatıyorlar. Kudurdum iyice, neredeyse sokaktaki erkeklere -Gelin sikin beni!- diyecek hale geldim.” dedi.

Eniştemin “Bayanlar bize birer kahve yapın da içelim.” diye seslenmesiyle kadınların da sesi kesildi. Ben de sessizce tuvaletten çıktım ve erkeklerin yanına döndüm. Kahveler yapıldı geldi, kahvelerimizi içtik, eniştem “Hadi kalkma zamanı, yarın herkes işine gücüne gidecek.” dedi. Azize ve kocasının arabası yoktu, eniştem bana “Kayınço bizimkileride bırak sana zahmet.” dedi. “Tamam enişte bırakırım.” dedim. Arabaya vardık. Eniştemin kız kardeşi benim arkama bindi, kocası da ön tarafa, yanıma oturdu. Yola çıktığımızda aklıma hep kadınların kendi aralarında konuştukları şeyler geliyordu. O konuşmalardan okadar etkilenmiştim ki, cesarete geldim. Yanımda oturan kocasına çaktırmadan, sol elimi koltuğun sol tarafından arkaya uzattım, Azizenin ayak bileğini okşamaya başladım…

Azizenin tepkisinin nasıl olacağından yüzde yüz emin değildim, kadın milleti bu belli mi olur? Fakat Azize hiç tepki vermedi. Ben bundan cesaret alarak ulaşabildiğim yerlere kadar bacaklarını okşamaya devam ettim. Azize birden benim elimi tuttu ve elimi okşamaya başladı. İşte o an dünyalar benim oldu. Yani elimi okşaması, Azize bana karşılık verdi anlamına geliyordu. Evlerinin önüne geldiğimizde onları indirdim. Tam ayrılmadan Azizenin kocasına sordum: “Sen yarın işe gidiyormusun ortak?” dedim. “Evet gidecem.” deyince, “Ben yarın Krank yapacam, hasta olacam galiba, evde kalacam.” dedim. O da gülerek “Ooohh ne güzel, biz çalışalım, sen tüm gün evde yat, iyisin valla…” dedi. Vedalaştık ayrıldık.

Eve gidip yattım. Acaba Azize yarın kendisi için Krank yapacağımı anlamışmıydı? Azizeyi hayal ederek bir posta 31 çektim ve ardından uyumuşum. Ertesi gün telefonun sesiyle uyandım. Saatin kaç olduğunu bilmiyordum, gözüm kapalı bir şekilde telefona sarıldım. Alo dememle birlikte gözlerim sonuna kadar açıldı. Arayan eniştemin kız kardeşi Azize! “Nasılsın Yılmaz? Akşam hastayım dedin de, onun için bir aradım.” dedi. “Teşekkür ederim Azize iyim, sen nasılsın? Dün akşam arabada bir saygısızlık yaptıysam özür dilerim.” dedim. Azize de “Yok canım ne saygısızlığı, hatta hoşuma bile gitti, çok heyecanlandım. Gel, sana kahvaltı hazırlayım, kocam işe gitti.” dedi.

“Hemen geliyorum!” deyip telefonu kapattım. Acele bir duş aldım ve atladım arabaya. Son sürat gittim, 20 dakika sonra ordaydım. Zile bastım. Azize kapıyı açtığında, öyle bir süslenmişti ki, görmeliydiniz. Hemen içeri girdim, kapıyı kapattı, “Merhaba, hoşgeldin.” dedi. Azizeyi daha önce hiç böyle kıyafetlerle görmemiştim, herzaman başı örtülüydü ve uzun etek, uzun kollu gömlek giyerdi. Şimdi karşımda mini bir etek ve kolsuz bir tişörtle, saçı başı açık, makyajlı bir şekilde duruyordu. Kendimi tutamadım ve ne olacaksa olsun dercesine, beline sarıldım ve hemen dudaklarına yapıştım. Öpüşerek salona geçtik. Öpüşerek birbirimizi karşılıklı soymaya başladık. Aman tanrım Azizede öyle bir vücut vardı ki, hayal ettiğimden de güzel ve sexy idi. Amını da yeni traş etmiş…

Azizenin önünde diz çöktüm ve o kaymak gibi amını yalamaya başladım. Azize öyle bir inliyordu ki, ilk kez bir erkek tarafından amının yalandığı belli oluyordu. Saçlarımdan tutmuş, kafamı amına bastırıyordu. Ağzıma boşalırken saçlarımı koparacaktı sanki. Azizeyi tuttuğum gibi yere yatırdım ve 69 posizyonuna geçtik. Ben Azizenin amını yalarken, Ona da demir gibi sertleşmiş sikimi yalatıyordum. Azize sikimi koparacakmış gibi emiyordu. Amını yalarken arada sırada da götünü parmaklıyordum. Azize iyice kudurmuştu, “Sik artık! Doyur artık beni yarrağa!” diye inliyordu. “Yılmaz, erkeğim, yalvarıyorum sik artık, amım yarak hasretiyle yanıyor! Yarağını esirgeme benden! Söndür ateşimi, kölen olayım, ne istersen yaparım! Sik beni!” diyordu…

Ani bir kalkışla Azizenin bacaklarının arasına geçtim. Azizenin o az sikilmiş amına sikimi sokmaya başladım. Azize öyle sesler çıkarıyor ki, çok kadın siktim fakat hiç birinin böyle iniltiler çıkardığını duymadım. “Hepsini sok! Kökle!” deyince abandım ve dibine kadar, taşaklarıma kadar soktum. Bacaklarını omzuma alıp gidip gelmeye başladım. Azizeyi 15 dakika kadar bu posizyonda siktim. Azize birkaç kez boşalmıştı. Azizeye “Pozisyon değiştirelim mi?” dedim. Azizenin sevinçten ağzı kulaklarına varıyordu, “Erkeğim, nasıl istiyorsan öyle sik beni. İstediğin pozisyonda sik, herşeyi öğret bana!” deyince, sikimi amından çıkardım ve “OK, ters dön domal.” dedim. Azize hiç ikiletmeden ters döndü ve domaldı. Belinden biraz bastırınca mal kabak gibi meydana çıktı. Arkadan amını biraz yalayıp yerleştirdim sikimi amına ve sikmeye devam ettim…

Yarağımı amına sokup çıkardıkça, o muhteşem göt deliği de nefes alıyor gibiydi. Amının sularından sikim de iyice kayganlaşmıştı, amından çıkartıp kafasını yavaşça göt deliğine sokmaya başladım. Ben bastıkça Azize, “Ay, aman, ölüyorum, geberiyorum, yavaş, ay, oy…” sesleri çıkarmaya başladı. Azizenin ellerini kalçalarına getirip tutturdum ve “Ayır!” dedim. Azize kalçalarını yanlara ayırınca, hepsini bir seferde kökledim ve pompalamaya başladım. Azize “Yırttın götümü…” dedikçe ben sokup çıkarıyordum. Bir iki dakika sonra baktım ki Azize de yavaş yavaş götüyle git gel yapıyor, hızlandım. Bu arada bir elimi Azizenin amına atınca, Azize orgazm olmuştu. Bir iki sert girişten sonra bende Azizenin götüne boşaldım. Azize derin bir “Ohhh…” çekti ve yığılıp kaldı.

Ogün kocası işten gelmeye yakın bir saate kadar, eniştemin kız kardeşi Azizeyi hem amdan hem götten, evire çevire siktim. Azizeyle ilişkimiz halen gizlice devam ediyor. Azize şimdi 3 aylık hamile, fakat hangimizden belli değil…

Hoşçakalın!

Free XXX Videos She Porn She XXX Video XXX Lovely haberler